site okul selçuk izmir

DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 24°C
Gök Gürültülü
site rehber selçuk izmir

Karanlıkta Bir Kıvılcım

01.09.2020
A+
A-

Siyahi duygularımızın izdüşümü olan karanlık, kendimize en yakın hissettiğimiz, korktuğumuz, bağlandığımız, yalnızlığımızı simgeleştiren mekânlarımızdır. Bu mekân, insanın en eski korkularından birisidir. Adım atsanız neye basacağınızı, elinizi uzatsanız neye dokunacağınızı bilmeden dikkatlice yürürsünüz içinde. Yürüdükçe büyüsü ve gizemi artan, ilerledikçe korkutan, korktukça heyecan veren bir deneyimdir yaşarsınız.
Hepimiz ruhumuzun bir yerlerinde karanlıklar gizleriz. Çoğunlukla dile getirmekten kaçınırız kendimize. Korkarız. Korumacı tavırlarla geçiştiririz varlığını. Pek yazık bir kaçıştır bu. ‘’Tanrı soylu ruhları sert biçimde sınar, çünkü erdemin kanıtı asla kolay değildir’’ der Seneca. Bazı anlarda ışıksızlığımız bu yüzdendir. Karanlıkta vereceğimiz sınavlar, ışığımızın gücünü belirleyecektir. Işıksızlığımızın yüzeye çıktığı nokta, güvensizlik ve çaresizlik anımızdır. Ensede hissedilen ürkütücü bir nefes gibi… Kimin ne olduğunu görememe duygusuyla baş başa kalıp yalnızlığın sahnesine çıktığımız o an. Işıksızlık içinde hislerle yoğrulduğumuz, günlük güneşlik bir havada veya en parlak ışıkların altında esir alan ruhunu. Gece gibi kaçınılmaz ve gerçektir karanlık.
Hayat, bu ıssız ve ve sessiz karanlık kadar sarmamıştır bedenini. Karanlığı görmemek için gözleri kapamak anlamsızdır. Çünkü karanlık kendisinden başka hiçbir şey olmayandır. Karanlıkta hiçbir şey görünmez. Karanlık hem gösterendir hem gösterilen. Görmezden gelerek olanı ve olacak olanı değiştiremezsiniz. Yapman gereken içsel donanımını hatırlamak, sözlerin ve bilginin tılsımı ile karanlığı sonuna kadar yaşanmaktır.
Işığın yokluğu, en eski korkularımızdan birisidir. Normal hayatın bize bu tehdidi unutturması elektriğin kesilmesine kadar sürer. O zaman, en çok korktuğun en çok kaçtığın şeyle yüzleşirsin. Bir mum ararsın, bir sevgili, gece yarısı aranabilecek bir dost. Fakat son gördüğün aynadaki yüzün olur. Karanlık, yüzündeki korkunun yansıması oluverir. Huzuru da içinde barındırır aslında, sadece zaman lazımdır. Dengesini kurması için sessizlik arar. Karanlıktan korkmak onu bilmemekten ileri gelir. Karanlık renge geçiş için bir süredir. İçindeki denizden, rıhtıma dönen son vapur gibi… Yorgunu uykuya meylettirir, Korkağı üzer, bilgeyi ise aydınlığa kavuşturur.
Aydınlıktayken görünenle görünmeyenin ayrımını yapamayız. Karanlık öyle değildir. O saflığa kondurulmuş sessizliğiyle bizi yıkayıp arıtmaya hazırdır. Doğru kararları ortaya çıkaran karanlıktır. Karanlık yalnızca IŞIKtan korkar. Karanlığın krallığı ışık gelene kadar sürer. Işığın olmadığı yerde karanlık vardır. Her gün zamanın yeniden bağışlandığını, güneşin yeniden doğduğunu görmezden gelmeden aydınlatılmalıdır karanlık. Bugünün düne benzediği bir yarına uyanmaktan vazgeçmek için bu gereklidir.
Bilinmezlik içinde uyumanın en kolay olduğu yer karanlıktır. Bakmayı bilenler için, içinde sonsuz umutlar saklayan bir güzelliktir… Uçsuz bucaksız bir tüneldir. Işığı buluncaya kadar el yordamıyla gidilir. Her adımda bu son olsun diyerek. Aydınlık aydınlıktır aslında. Kocaman ve anlam dolu bu hayatın tek kurtuluşu. Sadelikte naiflik ve aydınlık vardır. Kendisine ulaşamasan da varlığını düşünmek bir ihtiyaçtır. Özlemdir. Arzudur. Her varan mutlu olamaz aydınlığa, gözünü kamaştırır. Biraz hak etmek biraz emek gerektirir.
Işıktan var oluyoruz ışık oluyoruz renklere doğarken. Karanlığı dağıtıyor ışık. Gözle görülür renklere dönüştürüyor renksizliği. Bu yüzden aydınlanmak istiyoruz. Bu kez ışık karanlıkla eşitliyor kendini. Karanlığı aydınlatmayı umuyoruz. En sonunda ışık oluyor UMUT. Karanlığı aydınlatıyor. Karanlığa ihtiyaç duyuyor, karanlık olmadan anlamsızlaşıyor IŞIK…
ESRA ÜNER

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
12 Mayıs 2021
6 Ocak 2021
13 Aralık 2020
11 Eylül 2020
23 Ağustos 2020
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.