site okul selçuk izmir

DOLAR 7,6604
EURO 8,9115
ALTIN 458,62
BIST 9,7897
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 29°C
Parçalı Bulutlu
site belediye selçuk izmir

Uykusuzluk işkence olabilir mi?

11.08.2020
A+
A-

Uyusun da büyüsün ninni ee ee diye bizi ayaklarında sallayarak uyutmaya çalışan biricik ebevynlerimizin bildiği bir şey vardı. Gerçekten uyuyan insan büyüyordu. Son zamanlarda insanların uyku konusunda, az uyuyarak zinde kalabildiklerini savunan bir kesim olduğunu gördüm. Ve devamında bu konuyu araştırdıkça gördüm ki, 5 saatlik uyku yetiyor diyen insanların yanlış bildiği bir şeyler vardı. Mesela 5 saatlik uyku ile hiç uyumamak arasında bir fark yoktu. Aksine bu az uyku insanın hayatını kolaylaştırmak yerine zorlaştırıyordu.
Uykuya göre insanları ayırdığımızda 3 farklı grup olduğunu farkettim. Bunların birincisi %30 luk kesimi oluşturan erkenci kuşlardı. Akşam erken yatar, sabah erken kalkarlardı. İkincisi ise %30 luk kesimde geç yatan ve geç kalkan kısımdı. Diğeri %40 lık dilimi oluştururken bunların diğerlerinden bir farkı yoktu. Aksine ortada bir yerlerde olarak, gece 2 gibi yatan ve sabah 10 gibi kalkan kesimdi. Peki bu uyku cidden bizim için neydi? Öncelikle uykunun en faydalısının REM uykusu olduğunu söylemeden geçmemeliyiz. Çünkü burada görülen rüyalar insanı şifalandırarak, herhangi bir sorunun da üstesinden gelmemizi sağlıyordu. Einstein’ın bir problem üzerine kısa kısa uyuduğunu biliyor musunuz? Bu uykularda problemin diğer taraflarına odaklanarak uyandığında tüm problemi çözebildiğini. Ayrıca eskiden kabilelerde herkesin belli saatlerde uyuması onları korumasız yaptığından ötürü. 2 grup halinde hareket ederlermiş. Bir grup akşamdan sabaha nöbet tutarken, bir grupta sabahtan akşama nöbet tutarak kendi güvenliklerini sağlarlarmış.
Boşuna dememiş annelerimiz, sabah ola hayrola derken. Ama es geçtikleri bir şey vardı burada. İnsanların asker gibi sürekli belirli saatlerde çalışması bu 3 uyku grubuna ayrılan insanların hayatlarını sömürüyor ve beyinlerini kemiriyordu. Çünkü bilinenin aksine gececi olan insanların en verim aldıkları saatler, gecedir. Ve biz onlara sabah sekizde işte olacaksın dediğimizde, o insanın verimsiz çalışmasını sağlıyoruz. Bu da haliyle hayatını daha stresli, agresif ve mutsuz geçirmesini sağlıyor. Eğer birine en büyük zararı vermek istiyorsanız onu uykusuz bırakın. Çünkü geçmişte bir işkence metodu olarak da kullanılan uykusuzluk, tüm sistemimizin çökmesini sağlayarak; aklımızı kullanarak düşünmemize engel oluyor. El ve ayaklarımız titreyerek sürekli bize ”uyu” diye sinyal veriyor. Ve baktığınızda insanın dış görünüşüne zarar vermiyor gibi görünse de sizi içten içe bitiriyor.
Gececi olan insanların nasıl sabah erken saatlerde işte olması verimsiz ise erkenci kuşların da gece çalışmak için kahve makinesinin yanında durması o kadar verimsizdir. Ve uykusuzluk kesinlikle işkencedir. Düşüncenizi, sosyalliğiniz, konuşmanızı ve fiziksel sağlığınızı etkileyerek sizi hayatınızdan alıkoyar. Kahveler soğumadan içilsin ama hemen değil. Bırakın sorunları REM uykusunda çözelim. Ve bırakın asker gibi çalışmayı. Aksine çalışma saatleri farklılıkları olsun mesela. Ben gece insanı isem, gece gideyim işe. İşkence olmaktan çıksın uykusuzluk ve ben mis gibi 8 saat uyuyarak kendi günüme verimli başlayayım. Çünkü verimsiz başlanılan gün, verimsiz devam eder. Ve verimsizlik bu kadar aktifken bir şeyleri güzel ve iyi yapmak sadece risktir. %51 verimsizlik ihtimali olan ve şansın her zaman yaver gitmeyeceği…
Gönlümden gönlünüze çiçek çiçek sevgilerimle.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
9 Eylül 2020
27 Ağustos 2020
17 Ağustos 2020
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.