site okul selçuk izmir

DOLAR 7,6977
EURO 9,0062
ALTIN 459,53
BIST 9,8246
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 30°C
Parçalı Bulutlu
site belediye selçuk izmir

O dizi tartışmayı başlattı: Zenginlik suç mudur?

19.03.2020
A+
A-

Babil adlı bir dizinin ilk bölümünde yer alan bazı diyalogların sosyal medyada “Zengin olmak suç mu?” sorusunun sorulmasına sebep olduğunu gördük.

Gerçekten de Türkiye’de zenginlik başa bela. Milyon dolarları olan arkadaşlarımız “Çalışın, siz de kazanın” diyorlar. Peki, bu bela nereden geliyor ve bu arkadaşların “Çalışın” tavsiyeleri ne kadar gerçekçi?

Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki zengin olmak kağıt üzerinde elbette bir suç değildir. Suçtan kastımız ise utanılacak bir şey olmaması.

Ancak Türkiye ve benzeri ülkelerde zenginlerden neredeyse nefret edilmesinin çok haklı gerekçeleri olduğunu da belirtmeliyiz.

Öncelikle bu ülke de fırsat eşitliği yoktur. Bunun yanı sıra bir üretim kültürü ve anlayışı da yoktur. Doğal olarak zenginleşmenin altın kuralı devlete yakın olmak, Türkiye’yi kim yönetiyorsa o kadronun içinde ya da çevresinde olmak böylece iktidar nimetlerinden faydalanabilmektir.

Belediye başkanı dostunuz mu?

İktidar partisinde bir yeriniz var mı?

İktidara ideolojik olarak ne kadar yakınsınız?

Bütün bunların zengin olmak için belirleyici olduğu bir ülkede, zenginlik elbette sorgulanır elbette ayıp bir şeymiş gibi algılanır. Sonuç olarak hepimiz biliyoruz ki Türkiye’de silikon vadisinde üretim yapıp zenginleşen kimse yok!

Peki ihaleler yoluyla iktidarlar boyunca halkın vergilerinin bir kısım seçkinlere aktarılıp, zenginleşmeleri nefret duyulacak bir şey değil midir?

Özal’ın da, Demirel’in de, Çiller’in de zenginleri vardı; şüphesiz Erdoğan’ın da zenginleri var.

Eğer bir gün ciddi bir “Nereden buldun?” yasası çıkarılır, bu servetlerin kaynakları araştırılırsa, zenginler bu nefretten kurtulabilir. Şüphesiz yüzde doksan beşi artık zengin kalamayacağı için zaten ortada bir sorun da kalmayacaktır.

Hepimiz biliyoruz ki büyük servetlerin temelinde bilimsel buluşlar, üretim, alın teri yok. Çünkü bizim ülkemiz de bu şekilde zengin olmak imkansız.

İnsanlar bunu bildikçe zengin olmak da ayıplı bir şeymiş gibi algılanacaktır. Her geçen sene üretimi düşen bir ülke de dolar milyarderlerinin artması kimi rahatsız etmez ki?

Üstelik ülkemiz de maaşlı çalışanların vergiden kaçınmak gibi bir şansları asla yokken, yasalarımız büyük paralara hükmeden patronlara vergiden kaçınmaları için bir çok yol göstermektedir.

Bütün bunlar buz gibi ortadayken ne yapmalıyız? Elbette gözümüz bu servet sahiplerinin üzerindedir. Vergiyi ödüyorsak, peşine de düşeriz. Kimse kusura bakmasın.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.