site okul selçuk izmir

DOLAR 7,6604
EURO 8,9115
ALTIN 458,62
BIST 9,7897
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 29°C
Mevzi Sağanak
site belediye selçuk izmir
23.03.2020
A+
A-

Aşağıda okuyacağınız, Hz.Ali’nin en sevdiğim sözlerindendir değerli okuyucular;

“İyi ve kötü insana aynı değeri vermek doğru değildir,bu suretle birincisini iyilikten soğutur, ikincisini kötülük yolunda cesaretlendirirsin.

Yazıya özellikle Hz.Ali’nin bu sözüyle başladım değerli okuyucular. İçinde bulunduğumuz dönem itibariyle, sınırların harita üzerinde çizgilerden ibaret olduğu günleri yaşıyoruz. Tüm dünya nüfusu olarak Corona virüsü salgınıyla ortak bir mücadele içinde olduğumuz, hani’’Dünya kardeşliği’’ diye tabir edeceğimiz bir süreçteyiz yani. Dolayısıyla böyle günlerde insan insanın kıymetini daha iyi anlıyor. İşte bu günler iyi ile kötünün ortaya çıktığı günlerdir. İnsani duygular taşıyanlarla, durumdan fırsat yaratmaya çalışanların da ortaya çıkacağı günlerdir bugünler.

Yazı başlığının “Babacan” olma sebebi de üst paragraftaki ayrıntılardır. Başka toplumlar üzerinde yargılama yapmak bizim işimiz değil ancak, Türk toplumunun kültür ve geleneklerinden doğduğunu düşündüğüm ‘’Babacanlık’’ halinin, bizim toplumumuzda ne kadar yansıması kaldığını ya da ne ölçüde bu tavrımızı kaybettiğimizi sorgulamak için “Babacan” başlığını kullanmayı uygun gördüm. Belki de çoğunuzun bildiği üzere Babacan kelimesinin karşılığı; Kalender ve samimi davranışlı, cana yakın, güvenilir, temiz yürekli olma durumudur.

Öncelikle yukarıda bahsettiğim Hz.Ali’nin sözünden yola çıkarak, Elazığ’da yaşadığımız deprem felaketinden söz etmek istiyorum değerli okuyucular. Deprem sonrasında, sahibi oldukları ev kirası için fahiş rakamlar isteyen ev sahiplerini, yine ücretlerini uçuk fiatlara çıkaran bazı taksicileri, depremden zarar görmüş vatandaşlarımızı imkanları dahilinde evlerine misafir etmek isteyenler ve sahip oldukları otellerde ücretsiz konaklama hizmeti vermek isteyen vatandaşlarımıza aynı değeri vermek mümkün müdür?

Ve geldik içinde bulunduğumuz süreçte yaşadığımız salgın felaketine. Daha önce elinde bulundurduğu kimyasal malzemeler ile beraber, dezenfektan, kolonya, maske,eldiven vs. gibi emtaların yüzüne bakan bile olmadığını bildiği halde; tam da toplum olarak her bireyin ihtiyaç duyduğu bir anda fırsatçılık yaparak, bu malzemelerin fiatını uçuranlara iyiler katogorisindeki insanlarla aynı değeri vermek mümkün müdür?

Böyle bir durumda, iş yerini ikinci bir talimata kadar kapalı tutmak zorunda kalan esnaflara destek olmak açısından, kapalı kaldıkları sürece kira bedeli almayacağını açıklayan mal sahiplerinin gösterdiği fedakarlığa nankörlük etmiş olmayacak mıyız?

Bir yanda dönem itibariyle canlarını ortaya koyarak toplum sağlığı için gecesinin gündüzüne katarak mücadele veren sağlık çalışanlarımıza manevi destekte bulunmak maksadıyla; her akşam balkonlarından onları alkışlayan samimi, sevecen ve kadirşinas vatandaşlarımız duruyorken, diğer yanda karantinadaki yakınını göremediği bahanesiyle hastane güvenliğini (üstelik döner bıçağıyla) ağır yaralayan bir saldırganı cezalndırmamak ta, bu ülkenin gerçek babacan tavırlı bireylerine akıl almaz bir ihanet olacaktır meselâ.

Ve son olarak; takip ve tetkik için tutulduğu karantinadan kaçmaya çalışan bir meczubun, yine toplum sağlığını korumak için vazifesini yapmakta olan bir polis memurunun suratına tükürüp “ben de varsa sana da bulaşsın” alçaklığındaki saldırgan halini, bırakın yok saymayı; yargı yoluyla cezalandırmamak dahi, bu toplumun ahlakına, kültür ve geleneğine dolayısıyla bize mahsus babacantavrına ihanettir diye düşünüyorum.

Yazımın başında “sınırların harita üzerinde belirlenmiş çizgilerden ibaret olduğu bir dönemdeyiz” demiştim. Bütün dünyanın ortak mücadele verdiği bir süreçte, ülkelerden ülkelere yardımların, jestlerin, desteklerin açıklandığı haberlerini peşpeşe okuyor ve ekranlardan görüyoruz.

Bunlardan ikisi özel bir ilgimi çekmiştir. İlki, tıbbi araştırmalarda her daim yoğun bir çalışma halinde olduğunu bildiğim Küba’nın bu salgın sürecinde çok büyük kayıplar veren İtalya’ya bedelsiz olarak 10 ton ilaç yardımı yapmasıdır ve aynı zamanda yine Küba, içinde korona virüsü taşıdığı tespit edilmiş birkaç yolcunun bulunduğu ve hiçbir Avrupa ülkesinin kabul etmediği İngiltere bandralı bir gemiyi ‘’Derhal tedavinize başlamamız için.en yakın limanımıza demirleyin’’ açıklamasını yapmıştırki; kanımca ülkeler bazında babacanlık ifadesini fazlasıyla hak ettiğini düşünüyorum değerli okuyucular.

İkinciye gelirsek; bu da benim, Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırları içinde yaşamış en büyük Babacanın Mustafa Kemal ATATÜRK olduğu fikrimin ispatı niteliğindedir.

Haber 23 Mart 2020 tarihli ve Yeniçağ Gazetesine ait değerli okuyucular. Tarih itibariyle korona virüs tespitinde kullanılan 2 milyon tanı kitlerini gönderen Çin hükümeti, ücret talep etmeyişine yönelik yaptığı açıklamada, 1940 yılında ülkelerinde yaşanan kolera salgını sonrası Atatürk döneminde kurulan akademinin kendilerine yaptığı yardıma atıfta bulunarak; ‘’Ücretini Atatürk ödedi’’ demiştir.

Dolayısıyla yine en başa, Hz. Ali’nin o sözüne dönersek; yaşadığı ve yaşayacağı dönemden başka hiçbir hesabı olmayıp gelecek nesillere her yönden (doğal,ekonomik,kültürel ve geleneksel) talan edilmiş bir coğrafya bırakanlar ile kendisinden sonraki tüm nesilleri düşünerek bilimsel, ekonomik ve toplumsal yatırımlarda bulunanlara aynı değeri vermek, kötülüğü cesaretlendirip iyiliğe ihanet etmekten başka bir şey değildir.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.