site okul selçuk izmir

DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir °C
site rehber selçuk izmir

Uzmanlar açıkladı, migren için en etkili yöntem migren iğnesi

Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Meliha Tan, migrenin koruyucu tedavisinde kullanılan migren iğnesinin son yıllarda migren ataklarını önlemede en etkili yöntemlerden biri olduğunu kaydetti.

Uzmanlar açıkladı, migren için en etkili yöntem migren iğnesi
26.11.2023
A+
A-

Medline Adana Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Meliha Tan, yaşam kalitesini düşüren ve günlük aktiviteleri olumsuz etkileyen hastalıklar arasında ilk sıralarda yer alan migrenin, kadınların yaklaşık yüzde 20’sini etkilerken erkeklerin ise yüzde 8’inde görüldüğünü söyledi.

Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Tan, nedeni henüz tam olarak bilinemediğinden kesin bir tedavisi olmayan migrende hedefin atakların önlenmesi ya da ataklar sırasında ortaya çıkan belirtilerin hafifletilmesi olduğunu anlatarak, migren ataklarını önlemede son yıllarda en etkili yöntemlerden biri olarak öne çıkan ‘migren iğnesi’ hakkında bilgiler verdi.

Toplumda yaygın olarak görülüyor

Migren tedavisinde uzun yıllardan beri atak önleyici tedavi olarak çeşitli ilaçlar (kalp tansiyon, depresyon, sara ilaçları vb.) kullanıldığını belirten Prof. Dr. Meliha Tan, “Migren sorunu toplumda çok yaygın olmasına rağmen, hastalar genellikle tedavilerden yeterince fayda göremezler. Bazı hastalar ise yan etkileri nedeniyle ilgili ilaçları kullanamazlar” diye konuştu.

Her ay uygulanması gerekiyor

Migrene yönelik araştırmalarda, ağrı gelişiminde kalsitonin gen ilişkili peptid (CGRP) adı verilen bir molekülün etkili olduğunun tespit edilerek bu yapıyı bloke eden ilaçlar geliştirildiğini kaydeden Tan, “Migren iğnesi olarak da bilinen ve 2018 yılında Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından migrenin koruyucu tedavisinde kullanılmak üzere onay alan bu iğneler son yıllarda migren ataklarını önlemede en etkili yöntemlerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Söz konusu iğneler, antikor olmaları nedeniyle her ne kadar ‘aşı’ olarak tanımlansalar da klasik anlamda bildiğimiz aşılar gibi değildir ve her ay yapılması gerekmektedir” dedi.

Tedavi doktor gözetiminde olmalı

Özel enjektörler şeklinde hizmete sunulan migren iğnelerinin, insülin iğnesi gibi hasta tarafından, kimseye ihtiyaç duymadan kendi kendine uygulanabilir şekilde hazırlandığını anlatan Prof. Dr. Meliha Tan, ilk uygulamanın mutlaka doktor gözetiminde yapılması gerektiğini belirtti.

Gebeler, emziren anneler ve 18 yaş altı kullanmamalı

Migren iğnesi tedavisinin, 1 ay içinde en az 4 migren atağı geçiren yetişkinlerde kullanılmasının uygun olacağını ifade eden Prof. Dr. Meliha Tan, “Auralı ve aurasız migren atağı yaşayanlarda, kronik ve epizodik migren hastalarında, aşırı ilaç kullanmak istemeyen ya da ilaçlara tepki vererek yan etki yaşayan hastalarda migren enjeksiyon tedavisi önerilmektedir” derken, 18 yaş altında olan hastalar, gebeler ve emziren annelerde ise migren iğnesi tedavisinin kullanılmaması gerektiğinin vurguladı.

Düzenli tedavi etkili oluyor

Prof. Dr. Meliha Tan, “Yapılan araştırmalar, düzenli şekilde uygulanan migren iğne tedavisinin hastaların büyük kısmında fayda sağladığını ve yaşam kalitelerinde belirgin oranda bir düzelme olduğunu göstermiştir. Hastaların migren ağrısını yüksek doz veya uzun bir süre ağrı kesici kullanımı şeklinde doktor denetimi olmaksızın kendi başlarına kontrol etmeye çalışmaları farklı ve istenmeyen sorunların oluşmasına yol açabilir” diye konuştu.

Prof. Dr. Meliha Tan, migreni tetikleyen faktörleri de şu şekilde sıraladı:
“Uyku düzensizliği, aşırı parlak ışıkla çalışmak, öğün atlamak, parfüm ve boya-tiner gibi yoğun kokulara maruziyet, kadınlarda menstrüel periyod veya hormon içeren ilaçların kullanımı, yüksek sese maruziyet, mevsimsel değişiklikler, fiziksel ve duygusal stres.”

ETİKETLER: , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.