uludag eleman selçuk izmir
Ana Sayfa Hüseyin Taşyakan 21 Kasım 2014

Yağma Hasan’ın Böreği

huseyin1Ülkenin bir avuç nüfusunun dışındakiler yoksulluk sınırında yaşıyormuş ne gam. Hatta açlık sınırında yaşayan milyonları bulan insanların içinde bulunduğu sefalet bunlar için hava civa. Yeterki halen genel başkanları gibi davranan adamın saltanatına zeval gelmesin.

Kendi beceriksizliklerinden ötürü Türkiye’ nin itibarı içerde ve dışarda yerlerde sürünüyor olsa da sıkıntı yok, onların tek kaygısı, kendileri için yaşanacak saraylar inşa ederek güya itibar sahibi olduklarını göstermek. Bilmedikleri ve hayatları boyu öğrenemeyecekleri tek şey ise; Kendilerinden nemalanan ve yalakalarından başka hiç kimsenin bu utanç verici tabloya itibar etmediği ve etmeyeceğidir. Devletin onlarca kurumu Trilyonlar harcayarak kiralık binalarda hizmet verirken, her eylemiyle ülkede tek adam, kral veya padişah olma arzusundaki RTE yine bu alışkanlığı gereği tam olarak 1 katirlyon 4 yüz trilyona malolan, üstelik mahkeme kararlarını hiçe sayarak kaçak konumdaki bir sarayda yaşamayı seçiyor. İçinde yaşadığı bu sarayın şatafatını cümle aleme göstermek için, sabahlara kadar ışıklandırılması için( bu ışıklandırma vatandaşın cebine yıllık 8 trilyon 4 yüz milyarlık gider olarak dönüyor) görgüsüzlük diyen de var, şımarıklık diyen de ancak bana sorarsanız sadece bunlar değil. Son aylardaki bir kaç seyahatim dolayısıyle gözlerimle şahit olduğum üzere, bu ışıklandırmanın bana göre öncelikli nedeni, Ankara’ da Anıtkabir’ den daha dikkat çekici bir mekan yaratıp orada yaşıyor olma ayrıcalığına dayalı egosunu tatmin ederek sözde üstünlük sağlamak arzusudur ki; Bu kadar hasetlenmenin nedeniyle ilgili yorumu da size bırakıyorum. Bu gün itibariyle devletin, milletin parasının har vurulup harman savrulması saraylarla konaklarla sınırlı değil sevgili okuyucular. Mesela (iddiası araştırmacı bir gazeteci büyüğüme ait ve yaratılan suni gündemin gürültüsü arasında gizli kalmış) RTE’ nın tamı tamına 7 trilyona malolan özel donanımlı bir makam aracı otomobil almakta olduğunu da düşünürsek ve yine (bir kaç gazete manşetine de yansımış) kendisi 130 Trilyona malolan Çamlıca camiisine cemaat taşınması için teleferik ve kendisinin de kısa bir sürede ulaşabilmesi için tünel yapımı işinde harcanacak 7 Trilyon 5 Yüz Milyar Lirayı da hesaba katarsak, ülkeyi yönetenlerin milletin parasıyla yaptığı hovardalığı anlatmaya kelimeler yetmez. Tüm bu olanların karşısında, kendisi yokluk, yoksulluk, açlık ve safalet içinde debelenirken saltanat düşkünü adamları, milletin parasıyla saraylar yaptırıp kendisine hanedanlık kurup padişahlık egolarını tatmin edenleri alkışlayan bir kesimin varlığıda ancak Kemal Sunal filmlerinde görebileceğimiz bir komedidir ki; Zaten o filmler de, ülke nüfusu içerisinde ciddi bir boyuta varan ahmaklığa ayna tutmak için yapılmamışmıdır..?

NANKÖRLER ! SATILMIŞLAR !

Bu ifadeler bana it değil, ancak kullanılmış olduğu ortam itibariyle, CHP Selçuk Teşkilatı içerisinde hayat bulmuş ve rahatsızlık duyduğum zihniyet için vurguda bulunduğum ”Selçuk’ taki Recep Tayyip” yazım ile beraber, yakın geçmişte beni istifa noktasına getiren aynı zihniyet için sarfettiğim ifadeleri kullanmamda ne kadar haklı olduğumu göstermesi açısından önemlidir değerli okuyucular. Israrla 30 Mart seçimlerindeki sonuçlarla ilgili sorumluluklarını yerine getirmeyenlere karşı toplanan imzalar neticesinde 8 Kasım 2014 tarihinde yapılan Olağan Üstü Kongrede, Başkan adaylarına konuşma hakkı verilmemesi üzerine, (karar delegelerin açık oylamasına sunularak alınmıştır) eski yönetimin destekçisi grup içerisinden yeni bir yönetim isteyen grubu hedef alarak yukarıdaki ifadelerin kullanılmış olması CHP çatısı altında yaşanmış utanç verici bir durumdur değerli okuyucular. Aklım hafazam almıyor, kimdir bu nankör ve satılmış diye suçlananlar ? Bu suçlamayı yapanlarla aynı ilçede yaşayıp, yıllardır birbirinin yüzüne bakan ve ömürleri oldukça da bakılacak olan insanlar değil mi ? Yıllarca aynı dava uğruna beraberce mücadele verilmiş insanlar için bu ifadeyi kullanmak, ancak nefretten beslenenlerin kullanacağı bir lisandır ki; Bu yazının başında da ifade etmeye çalıştığım gibi, burada hedef aldığım kişi yada kişiler değil, kavgacı bir zihniyettir. Ayrıca alt tarafı bir ilçe yönetimi üzerindeki egemenliği kaybetmek bu kadar önemlimidir? Yani aynı kulvarda koşturulan insanlar için ”Nankörler,satılmışlar” ifadesi kullanılacak kadar kaybedilen ne vardır ortada ? Aile mirası trilyonlar mı? Kongre salonu ile sınırlı kalmayıp, daha sonra haber sitelerindeki açıklamalar kanalıyla , isimler sayılarak aşağılayıcı suçlamalarda bulunulup; Sosyal medyadaki kişisel sayfalara kadar taşan ve CHP çatısı altında bulunanlara asla yakışmayacak düzeydeki sözlü saldırılar da bir kez daha göstermiştir ki; CHP Selçuk’ taki yeni yönetimin en başta ilgilenmesi gereken problem parti içerisinde halen devam ettirilmeye çalışılan Recep Tayyip zihniyetinin imha edilmesi üzerine mücadele vermek olacaktır. Ancak naçizane önerim de, bu yapılırken o çatı altında bulunanları ötekileştirmeyen, bizden yada onlardan ayrıştırıcılığında hareket etmeyen bir politika izlemesi gerektiğidir ki; istenirse bunun başarılacağına yürekten inanıyorum.

Siyaset deyince kavgacı bir yol izlemeyi seçenlere de tavsiyem şudur ki;

Ülkeyi yağma Hasan’ ın böreği gibi görenlerden birbirinizi yiyerek değil, öncelikle son zamalarda emperyalizme uşaklık eder bir görüntü çizen liderinize CHP’ nin Genel Başkanı olduğunu hatırlatarak kurtulabilirsiniz. Buna halen vaktiniz ve fırsatınız var.

Türkiye’ yi RTE kontrolündeki AKP iktidarından kurtarmaya varsa niyetiniz, önce Kılıçdaroğlu ile partideki şürekasının kulağını çekeceksiniz…..

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

İlginizi çekebilir

Kıdemli Palavracılar

Kıdemli Palavracılar

reklam rehber selçuk izmir
Tema Tasarım | OzTurk