uludag eleman selçuk izmir
Ana Sayfa Hüseyin Taşyakan 14 Eylül 2014

Kâbustan Beter

huseyinAnalar ağlamayacak, artık şehit gelmeyecek dediklerinde, tipik siyasetçi ağzıyla sallıyorlar diye düşünüyorduk. Zira eylemlerine baktığımızda, 2002 yılı itibariyle sıfır noktasına gelmiş PKK terörü bunların basiretsiz ve beceriksiz politikaları sayesinde tekrar dirilmiş ve ülkede ateş düşmemiş il, ilçe mahalle veya sokak kalmamıştı. Görünen köy kılavuz istemez atasözünden yola çıkarak hiç ciddiye bile almadık bunların açıklamalarını. Yine bildik, (milletin gazını almak maksatlı) işkembe-i kübradan nağmeler okuyorlar dedik.

Bir dönem sonra baktık ki; hakikatten (arada olanları artık ezberlediniz, burada tekrar anlatmıyorum) şehit haberleri gelmiyordu, olanları da zaten ele geçirdikleri medya gücüyle saklıyorlardı. Televizyon dizilerindeki cılk ilişkilerin gidişatını takip ettiklerinin binde biri kadar ülke gündemini takip etmeyen bana neci takımı, tabiî ki olanın bitenin farkında değildi ama biz gün be gün özellikle RTE’ nın Cumhuriyete ve onun kurucularına karşı öfke ve intikam dolu söylemlerinden ve bunun eseri eylemlerinden hassas bir takipteydik ki; Meğerse bunların, analar ağlamayacak, artık şehit haberi almayacaksınız ifadelerinin açılımında, ülkenin güneydoğusunu PKK’ya teslim etmek maksadı yatıyormuş. Bütün Türkiye’nin tanıklığında cereyan eden İmralı ile Ankara arasındaki alçakça pazarlıklar bunun en büyük ispatıdır.

Zaten aklı kesen ve mantığını kullanabilen herkes bilir ki; elindeki toprağı birilerine peşkeş çekip, onu kaybetmemek üzere mücadele vermeyenlerin şehit vermesi diye bir durum da söz konusu olmaz. Alan razı, satan razı misali yani! Ülkeyi babasının çiftliği gibi yönetip, şehitlerimizin kanıyla sulanmış vatan toprağını yine babasının çiftliği gibi ona buna peşkeş çekenler, günü gelince hangi makamda oturuyor olursa olsunlar, bunun hesabını mutlaka verecekler. Ancak bu güne kadar tüm anlatımlarımıza rağmen, ülkeyi bir padişah kisvesinde yöneten bir adamın başımıza getirdiği felaketleri idrak edemeyenlere son günlerde olanları da aktarıp; artık yeter! Demek istiyorum.

Artık yeter! çünkü bu ülke hiç bir tarihte bu kadar küçük düşürülmemiş ve hiç bir dönemde eşkıya takımının oyuncağı haline gelmemiştir.

Yıllar öncesi eski Diyarbakır Belediye Başkanı’nın Diyarbakır Belediye binası önünde durup bayrak direğini işaret ederek, buraya (pkk sembolü paçavrayı kast ederek) bayrağımızı dikeceğiz dediği günden, Güneydoğu’da PKK’nın, devletin karayolları üzerinde kontrol noktaları kurduğu, sözde şehitlik dedikleri ve ölen pkklıları defnettikleri mezarlık ve hatta bunların önüne heykel diktikleri günlere kadar geldik sevgili okuyucularımız. Ama rezaletler bunlarla da son bulmadı ve olanların da gösterdiği gibi son bulmayacak zira eli kanlı teröristler ve meclisteki yatakçıları, AKP iktidarı RTE marifetinde taviz verdikçe şımardı, şımardıkça da küstahlaştı.

RTE Türk milletini paralel yapı dediği eski suç ortağıyla olan kavgasının seyriyle meşgul edip oyalarken, Türkiye Cumhuriyeti Devletine ait topraklar üzerinde korsan bir yönetimin kurulmasına seyirci kalmanın ötesinde, bizatihi katkı sağlamıştır. O kadar ki; devlet adamlığı ile uzaktan yakından ilgisi olmayan bu basiretsiz siyasetçiler sayesinde, PKK bu gün itibariyle sözde polis ve zabıta timleri oluşturmuş ve bu timler aracılığında kimlik kontrolü yapmanın yanında vergi adı altında haraç toplamaya bile başlamışlardır. Görebileceğiniz en ürkütücü kâbuslarda bile bu kadar rezilliğin bulunamayacağı açık bir gerçektir ki değerli okuyucular, arsız bir şımarıklığa bürünmüş PKK bununla da kalmayıp; Güneydoğu’ da bazı ilçelerde sözde Kaymakamlar atayarak, altlarına verdikleri sözde makam araçlarına flama adı altında pkk paçavraları takıp gezdirmiş ve yine sözde denetleme yaparak halka talimatlar yağdırmışlardır ve ne acıdır ki tüm bu küstahlığı yapanlardan yakalanan olursa, açılıma zarar gelmesin bahanesiyle serbest bırakılmışlardır.

Şimdi bu yazının altına, (bir önceki yazıma konu olmuş) bütün işi uğraşı RTE’ na yapılan eleştirilere cevap vermek olan ”özel görevli yalakalar” dan birisi daha çıkıp, dedikodu yazıyorsun derse hiç şaşırmayın, zira bunların birinci vazifesi yaşanılan rezillikleri örtbas etmek için iftira atmak pahasına gerçekleri halkın gözünden kaçırmaya çalışmaktır. Daha önce de RTE marifetiyle IŞİD terör örgütünün nasıl beslenip güçlendirildiğinden bahsetmiştim ve yine bu yalaka takımı zevatınca dedikodu yazmakla suçlanmıştım. Allah’tan ki, ( özel bir çaba sarfetmeme gerek kalmadan) uluslararası düzeyde yapılması planlanan IŞİD’e yönelik operasyon için imza atamayan AKP iktidarı haklılığımı ortaya koymuştur.

Ve değerli okuyucular yukarıda ( büyük bir olasılıkla bir kaç tanesi dışında hiç bir gazetede, radyo ve televizyon kanalında asla duyamayacağınız ) okuduğunuz ihanet kokulu bunca garabetten sonra, kendimde dahil olmak üzere ortaya sormak istiyorum. Kimseyi yargılamak ya da küçültmek maksadında değilim. Çünkü bu Cumhuriyetin kuruluşu için canları pahasına mücadele verenlere minnet ve saygı duyan herkes gibi merak ediyorum;

Kimliğinde Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı yazıpta, utanmayan var mı…?

Utanmak ahlaki bir duygudur ki; buna vereceğimiz cevap sahip olduğumuz ahlakın göstergesi olacaktır…

Yorumlar (1 Yorum)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

İlginizi çekebilir

Yerle Yeksan Olan Efsane

Yerle Yeksan Olan Efsane

reklam rehber selçuk izmir
Tema Tasarım | OzTurk