site okul selçuk izmir

DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 5°C
Rüzgarlı
site rehber selçuk izmir

Meslek Yok Olmaya Yüz Tutmuş Ama O Hala Mesleğine Aşık

Meslek Yok Olmaya Yüz Tutmuş Ama O Hala Mesleğine Aşık
09.07.2012
A+
A-

Genç yaşta, Memur çocuğu olarak Selçuk’a yerleşmiş Yılmaz usta, mesleğime aşığım diyor ve eski İzmir Cad. İsabey mah. 2012 sok. No:10 da kunduracılık mesleğini sabırla ve ısrarla yürütmeye çalışıyor.

Yaklaşık 60 yıldır ayakkabıcılık mesleğinde işinin sahibi ve alaylı, Selçuk’un en eski ustalarından: Yılmaz Zaim; Başta da dedik ya, memur bir babanın oğlu olarak dünyaya gelmiş. Baba Soma’dan Torbalıya tayin olduğunda kendisi 2,5 yaşındaymış, ilkokulu Torbalıda bitirmiş, daha sonra da ortaokula başlamış.

Küçük yaşta ben bu mesleği yapacağım diyerek mahalledeki Ayakkabı ustası olan Memiş ustanın yanına çırak olarak girmiş fakat okulunu da terk etmiş. Torbalıda çırak olarak mesleğe başladıktan sonra babasının bu sefer de Ödemiş Kiraz’a tayini çıkmış. Baba İki yıl Ödemiş Kiraz’da görev yaptıktan sonra, Selçuk’a yerleşmişler.

O gündür, bu gündür mesleğime karşı hiç saygısızlık etmedim, kararlı bir şekilde işimi hala severek yapıyorum, mesleğin de son temsilcilerindenim, yeni yetişen çırak yok diyor.

Neden yok usta diye soruyorum; Vardı diyor Zaim usta, ama çıraklık yapan çocuk trafik kazasında öldü sonrada başkada hiç kimse bana gelip ben bu işi yaparım demedi diyor. Hiç kimsenin mesleğe sıcak bakmadığını söylüyor. Deri işçiliği çok ince iştir. Zordur. Sevmelisin; Benim gibi âşık olmalısın diyor.

Yıllardır Selçuk’ta yaşayan bizler yediden yetmişe tanıyoruz ayakkabı tamircisi Yılmaz Ustayı ama… Şimdiki nesil beni pek tanımaz diyor, marka moda oldu diyerek, sitemli bir şekilde hafif bir de tebessüm ediyor. Ancak; Yılmaz usta Selçuk halkının meslek konusunda uzun yıllardır takdir ettiği bir isim; İşinin erbabı, mesleğin hakkını veren bir kişi olarak bilinir Zaim usta.

Çocukluk yıllarını ve Anılarını anlatmaya devam ediyor.

Ailesi kendisini okutmak istemiş, çok uğraşmışlar okusun diye ama o tutturmuş ben kunduracı olacağım diye; Ortaokuldaki İngilizce öğretmeni bir gün kunduracı dükkânına gelmiş. Öğrencisi olan çırak Yılmaz’a senin imtihana girmen gerekli demiş, Ama Yılmaz usta kafasına koymuş bir kere ayakkabı tamircisi olacak ya! Cevaben: Hocam ben rüyamda ayakkabı dikiyorum diyerek okula gitmemiş. Öğretmen de peki anlaşıldı sen mesleğini seçmişsin diyerek konuyu kapatmış. Anlattıklarından anladığım kadarıyla bu güne kadar mesleğine hiç ara vermemiş. Başarılı olmak için de çok çalışmış. Yılmaz usta.

Bu günlere gelince; O Hala eski günlerini arıyor. Yıllar çabuk geçti diyor. Geçmiş yılları ve Selçuk’ta yaşananları heyecanlı bir şekilde anlatmaya devam ediyor.

Ayakkabı fiyatları çok düştü diyor, eskiden sipariş alıp üstü deri altı kösele ayakkabı yapardım diye söze devam ediyor. Elli sene öncesinden dem vuruyor,  40 sene önce herkes körüklü çizme giyermiş, lastik tabanlı ayakkabılar bu günkü kadar çok fazla yokmuş, işçilikte kalite vardı, bu gün olduğu kadar(kalitesiz malzeme) hile hurda yoktu, katiyen olmazdı diyor.

Günümüzde her esnaf gibi kendisi de işsizlikten şikâyetçi, makine yapımı ayakkabılar çıktı, işin tadı kaçtı ama ne yapabilirim, yinede işimin başındayım diyor. İş olmadığı zamanlar geçmişin yorgunluğunu çıkarırcasına bacak bacak üstüne atıp televizyon izliyor.

Meslek aşkı onun damarlarına kadar yerleşmiş, konuşurken geçmişine dalıyor, çocukluk anılarını unutamadığını, kunduracılık mesleğinden çok ekmek yediğini, işlerinde azalma olsa da ayni şevk ve heyecanla mesleğe ömrü yettiğince devam edeceğini belirtiyor. Yaşı yetmiş(70)olmasına rağmen o hala çalışıyor. Bisiklete binmeyi seviyor. Kısadan hisse; Ne diyeyim! Seninde ömrün uzun olsun Usta.

Haber: Mehmet UYAROĞLU

ETİKETLER: , , ,
YORUMLAR
  1. Ali Usta dedi ki:

    SEVEREK ve heyecanla okudum haberi öyle geçmişe gittik geldik bi bu haberle birlikte
    ömrün uzun olsun usta

  2. APASAS"LI 35920 dedi ki:

    yilmaz usta yi kuçuklukten itibaren mahallelerde yillarca dondurma satmis biri olarak tanirim , yilmaz agbi de beni hatirlar mi bilmem ben onu en az 25 yil oldu gormemistim simdi bu haberde kendini gorunce sasirdim valla masallahi var benden saglam gozukuyor ama tabii yasi ilerlemis allah daha çok uzun omurler versin. Teknoloji gelistikçe kuçuk esnaflara yer kalmadi maalesef artik! simdi de sira bakkallarimiza geliyor çunku her yere buyuk alis veris merkezleri yapiliyor bu da milletin vakit geçirmek için bi yer oluyor!!! sayin.m uyaroglu bu haberi yaptigin için seni kutluyorum. bide bizim sambalici mustafa agbim ile bir ropartaj yapip yayinlarsan çok sevinecegim malum o da yillarin kuçuk bir esnafi biliom ki en az 50 yillik bir mazisi var yaptigi isinde…!!!! slmlar.

  3. Çabuk İnanmayan dedi ki:

    Ah Yılmaz Usta Baba dostu anılarını anlatırken Selçuk bölümlerinde bende o yılların anısına daldım o zamanlar küçük çocuk iken ondan başka giyilmeyeçek ayakkabıları yenisi gibi yapıyor.Her sabah işe giderken ve akşam işten dönerken kendisine selam ve hayırlı işler demeden geçmem,Kendisini mahallemizde görmekten mutluyuz.İyi şanslar Baba dostu saygılar sevgiler….