site rehber selçuk izmir
Ana Sayfa Manşet Haber, Vefat Edenler 25 Eylül 2012

Türkiye Yasta: Neşet Ertaş Vefat Etti

Türk halk müziği bestecisi, söz yazarı ve yorumcusu Neşet Ertaş 74 yaşında vefat etti.

Özel bir hastanenin onkoloji servisinde 15 gündür kanser tedavisi gören Türk halk müziğinin usta sesi Neşet Ertaş, sabah saatlerinde hayatını kaybetti. Sanatçı dün yoğun bakıma kaldırılarak makinaya bağlanmıştı.

Önceki hafta rahatsızlanarak yakınları tarafından Medical Park İzmir Hastanesi’ne kaldırılan ve onkoloji servisinde tedavi altına alınan, dün ise “primer hastalığı” yoğun bakım servisine kaldırılan Ertaş, bugün hayatını kaybetti. Ertaş Kırşehir’de toprağa verilecek.

‘BİZİM BABAMIZ, TÜRKİYE’NİN ABİSİ, BABASI, KARDEŞİYDİ’
Ertaş’ın tedavisinin yapıldığı ve hayatını kaybettiği Medical Park İzmir Hastanesi’nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Neşet Ertaş’ın oğlu Hüseyin Ertaş, acılarının çok taze olduğunu söyledi.
Babasının Türkiye’ye malolmuş bir sanatçı olduğunu kaydeden Ertaş, ”Bizim babamızda ama Türkiye’nin abisi, babası, kardeşiydi. Cenazesini Kırşehir’e götüreceğiz. Babası Muharrem Ertaş’ın yanına defnedilmeyi istemişti.

‘BABAMIN AVUCUNA DEFNEDİN DEMİŞTİ’
En kısa zamanda cenazeyi götüreceğiz” dedi. Neşet Ertaş’ın kardeşi Necati Ertaş ise, abisinin Kırşehir’de defnedileceğini kaydederek, ”Babamın avucuna defnedin demişti” ifadelerini kullandı.

08.45’TE KAYBETTİK
Ertaş’ın tedavisini yapan hastanenin Onkoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ahmet Uğur Yılmaz da, ünlü halk ozanının iki senedir hastalığı nedeniyle takip edildiğini ifade etti. Yılmaz, ”İleri bir kanseri vardı. 10 Eylül’de hastanemize yatmıştı. Gereken tedaviler yapıldı ama durumunda iyileşme olmayınca pazar günü yoğun bakıma alındı. Bu sabah 08.45’te kendisini kaybettik” şeklinde konuştu.

NEŞET ERTAŞ’IN HAYATI
Bağlama ve türkü deyince akla ilk gelen isimlerden Neşet Ertaş, 1938’de Kırşehir’de doğdu.

Çocukluğu Kırtıllar köyünde geçen Ertaş, müzikle babası saz ustası Muharrem Ertaş sayesinde ilkokul yıllarında tanıştı.

Önce keman, ardından bağlama çalmayı öğrendi. Babasıyla birlikte yörenin düğünlerinde saz çalıp türkü söylemeye başladı.

Profesyonel müzik hayatına 1950’li yılların sonunda İstanbul’a gidişiyle başladı.

İlk plağı “Neden Garip Ötersin Bülbül”ü işte bu yıllarda kaydetti. Çok sevilen plağın ardından yenileri geldi, konserler başladı.

Halk ozanı bir süre sonra yeniden İç Anadolu’ya döndü ve Ankara’ya yerleşti.

23 YIL SONRA TÜRKİYE’YE DÖNDÜ
Sağlık sorunları nedeniyle kardeşinin yanına, Almanya’ya giden Ertaş’ın 23 yıllık vatan hasreti de başlamış oldu.

2000 yılında İstanbul’da verdiği konserle yeniden ülkesinde sahneye döndü.

Gurbet yıllarında kendisine Erdoğan Atakar tarafından takılan “Bozkırın Tezenesi” lakabı halk ozanıyla adeta bütünleşti.

Süleyman Demirel zamanında kendisine sunulan ‘devlet sanatçılığı’ unvanını; “Halkın sanatçısı olarak kalmak, benim için en büyük mutluluk” diyerek geri çevirdi.

UNESCO tarafından “yaşayan insan hazinesi” kabul edilen Ertaş, İTÜ Devlet Konservatuarı tarafından fahri doktora ödülüne layık görüldü.

Yorumlar (3 Yorum)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam rehber selçuk izmir
Tema Tasarım | OzTurk