uludag eleman selçuk izmir
Ana Sayfa Güncel, Manşet Haber 15 Ağustos 2012

Aygün’ün Açıklamalarına Tepki Yağdı

CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün serbest kalışı sonrası yaptığı açıklamalar sosyal medyayı karıştırdı. Aygün’ün PKK ile ilgili açıklamalarında kullandığı sempatik üslup tepki topluyor.

Ankara Barosu Başkanı Profesör Doktor Metin Feyzioğlu kişisel facebook hesabından “Son Gelişmeler Işığında Zorunlu Açıklama” başlığıyla yayınladığı bildiri ile, isim vermeden PKK tarafından kaçırılıp bırakılan Hüseyin Aygün’ü eleştirdi. Feyzioğlu bildiride, Aygün’ün serbest kaldıktan sonra düzenlediği basın toplantısında PKK’lı teröristler için kullandığı sempatik üslubu gerekçeleri ile eleştirdi.

İşte Feyzioğlu’nun Bildirisi,

1. Yasama, yürütme veya yargıdan birini temsil eden hiç kimse, şiddetin en acımasızına, baskının en koyusuna başvurmayı olağan yöntem haline getirmiş bölücü terör örgütünü “hak savaşçısı kardeşlerimiz”den oluşan, iyiniyetli bir örgüt olarak tanıtamaz. Terör örgütünün çeşitli yöntemlerle kandırdığı kişilerin topluma kazandırılması için uğraş vermek, onların insan haklarını korumak ayrı, terör örgütüne sempatiyle yaklaşmak ayrı şeylerdir.

2. Öte yandan “demokratik özerklik”in, terör örgütünün nihai hedefi olan bağımsız devlet yolunda yalnızca kısa süreliğine mola verilecek bir duraktan ibaret olduğu unutulmamalıdır.

3. Demokratik bir hukuk devletinde terörle mücadele, insan hakları ihlal edilmeksizin yürütülür. Böyle bir devlette yöneticiler, devletin birey için var olduğunu hiçbir zaman akıllarından çıkarmazlar; terör örgütünün destek kazanmasına neden olabilecek hak ihlallerine sebebiyet vermezler.

4. Esasen etnik bölücü terörle etkin mücadele için, ülkemizin her köşesinde insan haklarının evrensel standartlara ulaşması bir zorunluluktur. Başka bir anlatımla çözüm, koşulsuz şekilde insan hakları ve demokrasidir. Ancak terör örgütü ile ordumuz ve polisimiz eş tutularak, “karşılıklı silah bırakılsın” denilerek demokrat olunmaz. Böyle bir söylem, terör örgütünün propagandasından başka bir yarar sağlamaz.

5. Bu bağlamda terörle mücadele edilebilmesi ve Kürt sorununun demokrasi ve insan hakları temelinde ortak akıl yoluyla çözülebilmesi için; tasfiye halindeki özel görevli mahkemelerde çeşitli adlarla yürümekte olan ve kamuoyunda artık yargısal birer süreç olarak değil, egemen gücün baskıcı dayatmaları olarak görülen davalardaki gerekçesiz tutukluluklara son verilmesi, özgür düşünce ortamının ve basın özgürlüğünün sağlanması, terörle mücadele yürüten güvenlik gücü mensuplarının teröristlerin gizli tanıklıklarıyla tutuklandıkları algısının kırılması, Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörü destekleyen devletler nezdindeki caydırıcılığını ortadan kaldıracak boyuta ulaşmış “tutuklu subay” sorununa adil yargılanma hakkı ilkeleri çerçevesinde biran önce son verilmesi zorunludur.

Kaygıyla izlediğim son gelişmeler ışığında, kamuoyuyla paylaşırım. En derin saygılarımla.

Şahin Mengü’nün Açıklaması

Şahin Mengü ise Feyzioğlu’nun açıklamalarını haklı bulduğunu belirterek şu açıklamayı yaptı, “Metin Feyzioglunun açıklaması çok doğru ifadeler taşıyor. CHP den zorla Milletvekili yapılmış Hüseyin Aygün, terör örgütü mensuplarına methiyeler düzmekten hiç çekinmemiştir. Bundan sonra yapacağı iş örgütün emrine uyup CHP den istifa edecektir.

Aygün açıklamaları ‘takke düştü kel göründü’ deyişine aynen uymaktadır. Terör örgütünün ‘Yeni CHP’ den memnun olduklarını söylemesi de CHP ye nasıl ihanet edildiğini ortaya koyuyor. CHP içinde ses çıkaracak dürüst gerçek CHP’lilere ihtiyaç olduğu ortaya çıkıyor.”

Kemal Anadol’un Açıklaması

“Benim askerime kurşun sıkan şerefsizlere ‘arkadaşlar’ ifadesini kullanan bir milletvekili başta olmak üzere, Türkiye Cumhuriyet Devleti ülkemizin kurucusu ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulan Cumhuriyet Halk Partisi, top yekün İstifaya davet ediyoruz. Teröristler benim arkadaşım olamaz. Benim askerime kurşun sıkan şerefsiz benim arkadaşım olamaz. Ulu önder tarafından kurulan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı dahi olmak üzere, istifaya davet ediyoruz. Çok acilen Genel Kurul’un toplanması gerektiğini duyuruyoruz.”

İlhan Cihaner’in Açıklaması

CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün kaçırılmasının hemen ardından bölgeye giden ve süreci çok yakından takip eden CHP Denizli Milletvekili İlhan Cihaner, Aygün’ün serbest bırakılmasının hemen ardından verdiği röportajda ilginç değerlendirmelerde bulundu.

“Öncelikle şunu belirtmek isterim; Hüseyin Aygün’ün serbest bırakılmasıyla birlikte PKK’nın elindeki başka vatandaşlarımızın da bulunduğunu hatırlanarak bu durum bir başka farkındalık yaratmıştır.

Biz kaçırılan Kaymakam adayı ve diğer vatandaşlarımızın da bir an önce serbest bırakılmasını istiyoruz. Medyada ve kamuoyunda oluşan bu baskı diğer vatandaşlarımız içinde oluşmalıdır.

Şiddeti yöntem olarak belirlemiş bir örgütün Tunceli halkının gösterdiği iradeye karşı Hüseyin Aygün’ü serbest bırakmasına yol açmıştır. Ama diğer taraftan ileri demokrasiye sürekli vurgu yapanların seçilmiş 8 milletvekilini 1 yıldan fazla bir süredir özgürlüklerine zincir vurup cezaevinde tutması bir trajedinin göstergesidir. Her sözlerinde milli iradeye laf atanların ve de cumhurbaşkanın bu duruma sessiz kalması düşündürücüdür. Cezaevlerinde yurtseverler, öğrenciler ve gazeteciler tutuklu. Bir an önce bu insanların özgürlükleri geri verilmelidir.

İki günlük bu süre zarfında sosyal medyada Hüseyin Bey’in kaçırılmasının danışıklı dövüş olduğu söylendi ve yorumlandı. Partimize ve Hüseyin Aygün’e yapılan bu yorumlar tamamen yapan kişilerin marazi bir ruh hali içerisinde olduklarının bir göstergesidir. Nitekim Hüseyin Aygün’ün serbest kaldıktan sonra ki açıklamaları tamamen barışa yönelik mesajlardır. Kentlerde ve dağlarda yoksul insanların çocukları ölüyor. Bunu durdurmak için toplum olarak bir hareketlenme gerekmektedir.

İspanya’da ETA’nın toplumsal baskı ile şiddetten vazgeçtiğini gördük. Bu ülkede akan kanın durması ve ülkemizdeki bütün insanların kardeşçe, özgürce bir arada yaşabilmesi için herkesin üstüne düşeni yapıp elin taşın altına koyması gerekmektedir.Kimi zaman ülkemizde yaşanan olayların başlıca sorumlusu olarak gösterdiği dış güçler, şimdilerde birlikte karar alıp hareket ettikleri devletlerle aynıdır.Bu anlayış nasıl bir şizofrenik çelişkiler içerisinde olduğunun göstergesidir.Barış ortamının yaratılması içinde PKK’nın silah bırakması gerekmektedir. Böylelikle akan kanın durması ve barışın bu coğrafyada yeşermesini mümkün kılacaktır.”

Ege’nin Sesi

Yorumlar (5 Yorum)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam rehber selçuk izmir
Tema Tasarım | OzTurk