site okul selçuk izmir

DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 25°C
Parçalı Bulutlu
site rehber selçuk izmir

Korkular, kavgalar tavan yaptı… Psikolojik yıkım!

Korkular, kavgalar tavan yaptı… Psikolojik yıkım!
26.04.2021
A+
A-

Korona sürecinde gündeme gelen yasaklar nedeniyle korkuların, karı koca kavgalarının tavan yaptığını belirten İzmirli ünlü Psikiyatris Dr. Hüsnü Uçar, “Psikolojisi bozulan insanların sayısında anormal bir artış var. Yasaklar, kapanmalar, katı kurallar, bizim yaşamımızı körelten uygulamalar. Bu süreci sorunsuz yaşamak için yaşama sarılmak lazım. Koronaya rağmen hayattan keyif alınacak çok şey olduğu unutulmamalı” dedi.

İzmirli ünlü Psikiyatris Dr. Hüsnü Uçar, korona sürecinde insanların yaşadığı psikolojik sorunları değerlendirdi. İnsanların çok büyük bir kesiminin psikolojinin bozulduğuna dikkat çeken Dr. Uçar, “İnsanlar korkuyor, sürekli tedirgin. Çok çabuk parlıyoruz, sinirliyiz. Koronanın yol açtığı en net şey, insanların psikolojilerinin bozulması oldu. Sürekli kapanma konuşuluyor. Zaten yeterince kapanan insanlar, kapanma kararlarında covid 19’u önemsemeyerek, adeta o kararları protesto ediyor” dedi.

ORTADAKİ TABLO, TOPLUM AÇISINDAN HİÇ DE İYİ DEĞİL
Geçmişte psikolojik rahatsızlığı olan kesime, korona sürecinde çok büyük bir katılım olduğuna vurgu yapan Dr. Hüsnü Uçar, “Halk açısından, toplum açısından bu gidişat, hiç de iyi değil. Ailelerin huzurları kaçtı. Herkes takıntılı, gergin, tedirgin. İnsanlar gergin olunca, haliyle birbirine sarıyor. Karı koca kavgaları tavan yaptı. İnsan eskiden sıkıldıklarında, gerildiklerinde evden çıkıp bir nefes alır eve dönerdi, şimdi mecburen bir aradalar. Alınan önlemler, kesinlikle kimsenin umurunda değil. Kapanalım deniyor. Kapandıkça, covid 19’u hiç önemsemez oluyor” değerlendirmesinde bulundu.

ONLARIN KURALLARA UYMASINI BEKLEMEK, HAYALPERESTLİKTİR
Maske takmamakta ısrar eden, yasaklara rağmen kumar ve eğlence partilerine katılanların ruh halini de değerlendiren Dr. Hüsnü Uçar, şunları söyledi:

“İnsanları, böyle bir eğilime sürükleyen şey, yasaklardır. Zaten her zaman yasaklara gelme isteği vardır pek çoğumuzda. Yasak koyarsanız, belli bir kesim, o yasaklara uymamak için direnir. Korona sürecinde de aynısını gördük. Çoğunluk uyuyor ama uymayan belli bir kesimin varlığı söz konusu. Siz ne yaparsanız yapın, nasıl bir yaptırım uygularsanız uygulayın, o kesim yine kurallara uymayacaktır, söz dinlemeyecektir. Nitekim bu gerçeği, açıkça görüyoruz. Kendini kuralların üstünde gören bu kesimin kurallara uymasını beklemek, hayalperestlik olur.”

PANDEMİ BİTTİĞİNDE O İNSANLARA SOKAĞA ÇIKMA EĞİTİMİ VERMEK GEREK!
Eve kapatılan 65 yaş üstü büyüklerin ve 20 yaş altı gençleri zor günlerin beklediğine dikkat çeken Dr. Hüsnü Uçar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Her şeyin suçlusu 65 yaş üstüymüş gibi gösteriyorlar. Onlar zaten sürecin başından beri karantinadalar. Demek ki korona salgınının merkezi, onlar değilmiş. 65 yaş üstü insanlarımız haksız yere eve kapatıldı. Bilgisi olmayan insanlar karar verme durumunda olunca, böyle aptalca kararlar ortaya çıkıyor. Bu insanlar otobüse binip bir yere gitmek istiyor, binemezsin, taksiye bin, deniyor. Gençlerimiz de aynı sorunları yaşıyor. Biraz ironik olacak ama, pandemi bittiğinde büyüklerimize de gençlerimize de sokağa çıkma eğitimi vermemiz gerekecek.”

DANS EDİN, ESPRİ YAPIN, YÜRÜYÜN, ŞARKI SÖYLEYİN
Dr. Hüsnü Uçar, korona sürecini en sağlıklı ve huzurlu biçimde geçirmek için önerilerini şu sözlerle ifade etti:

“Yasaklar, kısıtlamalar, bizim yaşamımızı körelten uygulamalar. Benim önerim, yaşama sarılmak olacak. Ne demektir yaşama sarılmak? Yürümeye sarılmak, çiçekleri toplamaya sarılmak, spor yapmaya, balık avlamaya sarılmak, dans etmek, şarkı söylemek, espri yapmak… Tüm bunlar, insanları hayata bağlayan, insanın yaşama sarılmasını sağlayan etkinliklerdir. Koronaya rağmen hayattan keyif alınabilecek bir yığın şey var. Eğer yasaklar, kısıtlamalar nedeniyle kişi depresyona girdiyse, mutlaka bir pskiyatrise gitmeli. Çünkü böyle durumlar, kendi kendine geçmez, bir destekle geçer.”
Muhittin AKBEL / EGEDESONSÖZ

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.