site okul selçuk izmir

DOLAR 6,8627
EURO 7,7740
ALTIN 397,05
BIST 8,6788
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 34°C
Sıcak
site belediye selçuk izmir

Debreli Hasan

06.01.2020
A+
A-

Drama Köprüsü Türküsü

Sömestr tatilinde küçük oğlumuz Asilhan ın karnesi çok iyi gelince kendisine söz verdiğimiz gibi Bulgaristan ın Bansko kayak merkezine götürmeye karar verdik. Buraya giderken hem Şeyh Bedrettin in idam edildiği şehir Serez i görelim hem de Drama ya uğrayıp Drama Köprüsü nün fotoğrafını çekelim dedik ama bir şeyi çok isteyince olmazmış ya; Bulgaristan sınırında tam bir saat bekleyince karanlık bastı ve ne yazık ki bölgeyi zifir karanlıkta üstelik ay-ışığı bile olmayan sağanak yağmur altında geçmek durumunda kaldık. Neticede fotoğraf filan çekemedik.

Neyse… Türküye konu olan köprü ve o köprüyle birlikte adı anılan Debreli Hasan, daha Türkçesi Dibreli Hasan, bugün Debar olarak tabela ve levhalarda adını gördüğümüz Makedonya nın Debre kasabasından. (Bu arada bacanağım Debrelidir). Kahramanımız Hasan o köyden ama köprüsü buraya dolambaçlı yollarda ulaşılabilen bir rotayla yaklaşık 550 km mesafede. Hasan ın köyü Debre bugün Makedonya da ama o zaman Selanik-Kayılar kazasına bağlı bir yerleşim.

O yılarda en az 5 bazen de savaş ortamına göre 10 yıl askerlik yapan Türkler bir yandan bitip tükenmeyen savaşlar ve diğer yandan sonu gelmeyen fakirlik ve yoksulluk karşısında biçare. Çoğu kâh anasını kâh bacısını ve bazen de çoluğunu çocuğunu arkada bırakmış gelmiş. Hem savaşın verdiği eza ve sefalet hem de Rum çetelerinin zulmü, eziyeti halkı canından bezdirmiş. Bu sebeptendir; ya askerde ya da askere gitmeden firar eden çok. Bizim Debreli Hasan da silahaltındayken bir üst rütbeli tarafından haksızlığa uğratılınca dayanamayıp isyan edip, kumandanını vurur; sonrasında firar eder.

Bacısı Esma, Erdemuş ta İbrahim Beylerde gelindir. Zaman zaman jandarmadan kaçak olarak Drama dan Kayılara akrabalarının yanına ziyarete gelir. Yaptıklarından pişmandır zira kaçak yaşamak zordur ama çaresi ve geri dönüşü yoktur. Kovuşturmaya uğrayacağını bilir, takip de edilir ve bunlardan kurtulmak için de mesken olarak dağları tutar. Anlayacağınız, kendince eşkıyalığa başlar. Kendince çünkü tek kızanı vardır; Kara kedi… 1924 Mübadelesi öncesine kadar Drama, Serez, Sarısaban bölgelerinde faaliyet gösterir. Yalnız diğerlerinden farkı zengin gayrimüslimlerden alarak fakir Müslümanlara dağıttığından zamanla bir halk kahramanı olur.

Hatta Drama Köprüsü nü bile onun yaptırdığı, parayı da devrin karaborsacısı, tefecisi ve toprak ağası gibi zenginlerden topladığı söylenir. Biz yine de temkinli konuşup tamir ettirdiği veya olan paraya katkı sağladığını söylemeyi yeğliyoruz. Bu kadar parayı onca insandan toplayan Debreli nin çetesi ise sanılanın aksine çok da kalabalık değil; en fazla üç-beş kızandan ibarettir. İsmi günümüze gelen kızanlarından “karakedi ” lakaplı olanı dışında diğerleri hakkında bilgi sahibi değiliz.

Hatta Debreli Hasan’ın tam olarak yaşayıp yaşamadığı bile pek bilinmez. Çakırcalı Efe ile çağdaş olduğu hatta Mübadelede Türkiye ye gelip yerleşen Debreli nin Çakırcalı ile müsadereye bile girdiği söylenir ama bu dönem olarak uymaz ve sadece bir rivayetten ibaret kalır. Zira Debreli nin 1870-1920 yılları arasında Yunanistan da yaşamışlığı kesin olup, bu dönemin son yılarında Makedonya da dağlarda söz sahibidir. Çakırcalı ise daha o gelmeden 1911 de öldürülmüştür. (Babaanne tarafımdan uzaktan da olsa Çakırcalıya akraba olduğum söylenir; en azından torunlardan biri olarak ben ailede böyle bir şey işitmedim).

Belki tarz belki kahramanlık biçimiyle Debreli Hasan ile Çakırcalı Efe arasında bir benzerlik, kıyaslama kurmak isteyenlerce çıkarılmış bir söylenti olmalıdır. Yalnız Debreli nin de Çakırcalı gibi bölgesinde söz sahibi olduğu kesindir. Bu şu anekdotta daha net anlaşılmaktadır: İzmir e gelmek için yola çıkan bir Yahudi tüccara “gitme efendi, Makedonya dağlarından sapasağlam geçsen bile Ege dağlarından sağ-salim geçemezsin. Debreli den sağ kurtulsan Çakırcalı sağ ko(y)maz seni ” derlermiş.

Yani Debreli nin etkin olduğu yıllar 1870-1920 arasıdır. Sonrasında Türkiye ye gelip yerleştiği düşünülmektedir. Topraklarını terk eden Debreli yi halk sevmiş, o gittikten sonra unutmamış hatta adına türküler yakmıştır. Yaptıklarıyla anılmaya devam eden, bilhassa birbirini sevip de fakirlikten evlenemeyen gençlere yaptığı yardımlarla hatırlanan Debreli nin en bildik hikâyelerinden biri de şudur:

Debreli, bir gün evlenmek için damdaki tek danasını satmaya İskeçe pazarına doğru yola koyulan bir gence rastlar ve ona evlenmesine yetecek para verir, danasını da satmamasını tembihler. Genç, köye dana elince, para cebinde dönüp yaşadığı olayı çevresine anlatınca Debreli nin namı bir anda tüm köylere, kasabalara yayılır… Debreli nihayetinde mesken olduğu dağlardan affa uğradığı padişah fermanıyla iner. Bazısı da onun sıkı arandığı Yunanistan dan kaçarak Türkiye ye gizlice geldiği ve ömrünü burada tamamladığını düşünür.

Yunanistan ın Drama şehrindeki köprüyle adı bir anılan Debreli Hasan ın söz konusu türküdeki sözleri çok sanatçı tarafından yorumlandı, sevilen Balkan türküsü Suavi den Haluk Levent e kadar çok sanatçı tarafından seslendirildi. Hepsi çok güzel ve sanatçının kendine has yorumuyla daha farklı bir tat aldı. Yalnız, eşimin akrabası Süleyman Saidov ise Balkan Rock tarzında yorumladığı türküyü farklı bir formda seslendiriyor. Arkadaş arasında “Süle ” diye çağırdığımız kardeşimizin bu çok özgün çalışmasını birlikte dinleyelim:

Drama Köprüsü be Hasan dardır geçilmez,
Hasan dardır geçilmez,
Soğuktur suları be Hasan bir tas içilmez,
Anadan geçilir Hasan yardan geçilmez,
Hasan yardan geçilmez.

At martini de be Hasan, dağlar inlesin,
Drama Mahpusu nda Hasan, dostlar dinlesin.

Mezar taşlarını be Hasan koyun mu sandın,
Hasan koyun mu sandın, koyun mu sandın,
Adam öldürmeyi Hasan oyun mu sandın,
Drama Mahpusu nu be Hasan, evin mi sandın.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.