ekip hali selçuk izmir
Ana Sayfa Gülçin Sağlam 11 Eylül 2015

Sorumluyuz… sorumluluklarımız

Sorumluyuz… sorumluluklarımız

Gülçin-Sağlam1Kim kimi kandırıyor,kim kimi kandırdığını sanıyor. Evet birileri inanıyor,okumuyor ve balık beyinleri nedenli unutuyor birçok şeyi ve onlar için hayat toz pembe zaten. Ancak farkındalığı yüksek olanlar için hayat gerçekten zor.

Ben bir terör örgütü ile çözüm sürecine hiçbir zaman inanmadım, inanmıyorum da. Umarım ben yanılırım yarınlarda. Bu bana göre acıyı arttırmak ve yarayı zamana yayıp kangrene çevirmek; içten içten, zamanı da aleyhimize kullanarak yok olmak. Bu örgüt yıllardır ülkemizde ve amacı belli;topraklarımızdan pay almak.

Bu ülkede sadece Kürt ve Türk halkı yaşamıyor. Türkü,kürdü, çerkezi ve daha bir çok azınlığı ile bir ülkeyiz. Terörist eşittir Kürt değil ve bu savaş Türk-Kürt savaşı da değil. Bu çok net. Ancak şunun da kabul edilmesi lazım; benim ülkemde yaşıyor olman toprak sahibi olma hakkını sana vermez asla. Bize de seni ezme hakkı vermez. Herkes özgürce yasayabilir.

Bu olan Türk-Kürk savaşı değilken, bizim batıdaki okumuş cahiller bile bunun Kürt sorunu olduğunu ve haklarının verilmesi gerektiğini söyleyerek, terör partizanı partiye güç verdi. Niye bu kadar kör ve cahiliz;okumuş cahiliz.Kimi zaman küçük çıkarlarımız, kimi zaman cahilliğimiz nedenli bu ülkeyi çok fazla içten yok ettik.

Bu topraklarda yaşayacak olanlar yine biziz,niye sahip çıkmıyoruz. Niye kirletiyoruz; her anlamda.

Velhasıl kelam; kimse kusura bakmasın ,gerçekten radikal adımlar atılmadığı sürece bizden hiçbir şey olmaz.

Sadece savaş değildir huzuru ve onlardan kurtulmayı getirecek çare; keskin, egosuz, takıntısız adımlardır. Geri adımsız adımlar… Sen,ben kavgasından uzakta, birlik olarak atılacak adımlar.

Güçlü yürek lazım, güçlü yürekler lazım; her alanda ve her noktada. Halkımız içinde, yönetimde,orduda kısacası her alanda.

Çok fazla yakaracağımız konu var,çok şey var söyleyeceğimiz.Acının ve düşüncelerin kelimelere dökülmesinin suç olduğu ülkem için söylenecek çok söz,çok düşünce var.Ancak şu çok net ve en önemli gerçek;her şey küçük adımlar ile başlar.Biz öncelikle kendimizden,kendi hatalarımızdan,yaptıklarımız ve yapmadıklarımızdan başlayacağız ve sonrasında da kendi oturduğumuz semte sahip çıkacağız.Herkes kendi semtine sahip çıkar ise bu iş büyür ve güzelleşir.Ancak her zaman altını çizdiğim gibi bunun için öncelikle kendimizi düşünmeyi bir kenara atıp insan olmayı becereceğiz.

Selçuk sokaklarında 2013 yılında dolaşırken, ” burası Atatürkçü bir yer ,ne güzel ” demiştim. ADD parkının olusu, temizliği, Türkan Saylan konuk evi, Uğur Mumcu sokağı, özgürlük heykeli, küçük bir yer olmasına rağmen halka açık tenis kortu imkanı vs vs. Bunlar heyecan verici gelmişti ve “işte kirlenmemiş,halka açık tenis kortu gibi küçük nüansları ile gelişime açık olduğunun sinyalini veren, Atatürkçü görüş ile yasayan,çağdaş iskeleti olan bir yer ” demiştim. Ancak kendi adıma ne acı ki Selçuk’a 2015 yılında döndüğümde de ayni havayı soluyamadım; Selçuk için devir teslim yapılmıştı kendi halkı tarafından.Bu kadar tam tersi bir adim çok iyi incelenmesi ve çözülmesi gereken bir sorun. Nedeni çok fazla ortada ve asıl bu sorunun halledilmesi lazım.Herkes ,her küçük yer kendi içindeki sorunu halledecek ki bir bütün olacağız ve yine bütünde ülkemizi kurtaracağız.

Bana şeker vermedin sen git başkası gelsin mantığı ile sadece kendimizi ve yarınlarımızı yakarız.
Ben az sayıda bile olsa, yürekli insanlar ile çok iş yapılabileceği düşüncesindeyim. Ancak bağırmadan ,küfretmeden,atacağımız adımların sonuçlarını iyi tartarak,Atam gibi,ince ince işleyerek…
Birlik olmak yolda pkk lılara küfretmek değil. Akılcı çözümlerle birlik olmaktır; kargaşa değil. Doğru adımlar atarak,cahillikten uzakta birlik olmaktır.

Orada çok sevdiğim benim için değerli Atatürkçü dostlarım Selçuk halkına inancını kaybetmiş durumda.Bense inanmak istiyorum,en azından yürekli azınlıkla çok şey yapılabileceğine inancım var.O kokuyu ben aldım orada.Kargaşa çıkartmak gerilemektir;Atatürk’ün yolu kargaşa çıkartmak değildir;ince ince işlemektir.Atatürk’ün ülkemizi nerelerden nerelere hangi adımlar ile getirdiğini hatırlayalım.Bilmiyorsak okuyalım.

Benim insanlıktan umudum yok ve her zaman “cumasız robinson” yaşamını savunmuşumdur;insanlık bu işe insanların canı cehenneme demişimdir.Ancak ülkemizin şu geldiği noktada bir şeyler yapmak gerektiği sorumluluğundayım;kavgasız,küfürsüz.

İnsan olmak çok kolaydır ancak egomuzu ve çıkarlarımızı bir kenara atıp, kendimizi unuttuğumuzda ortaya çıkar.

Geçen gün eşimle bu Kürt-Türk meselesini konuşurken ona da söyledim; eğer bizler Türk milleti olarak birer Kürt olarak doğsaydık ve onların doğruları ile büyütülseydik emin olun onlardan farklı olmazdık; gerek aşiret ,gerek Türklüğe bakış olarak. Temelinde, yüreğinde insan olan farkı yaratabilir. İster Kürt olsun ister Türk benim için farkı yok; insan olsun yeter.

Ben kendi adıma terör örgütünün de ,onların sempatizanlarının da gerek batıda gerek doğuda;tamamen yok edilmesi görüşündeyim, ve ekranlarda terör/pkk düşmanı olduğunu söyleyip aslında ekmeğine yağ sürenlerin de .Ancak yok etmek yolda silah sıkıp ,camları indirip ,gerginliği arttırarak değil.En azından halk olarak bizim yolumuz; kargaşa çıkarmak değil,aklımızı kullanıp,birbirimize kenetlenmek ve yılmadan birbirimizi eğitmek olmalıdır. Ve ayrıca yapmamız gerekenleri maksimumda yapıp onların çoğunluk içinde yok olmalarını sağlamaktır.Ancak bunun için örgütlenip etrafımızı eğitmemiz bilinçlendirmemiz gerekiyor.Bu çok ciddi bir eksiklik.Yanlışları belirleyip o yanlışları yaptıklarını,onlara ayna tutup sunmak gerekiyor ve bunun içinde bazı şeyleri masaya yatırmak.Bağırmadan kavga etmeden,”akılcı” adımlar ile.

Ülkemizi geriletenlerin insan gibi davranması ancak çıkarları doğrultusunda bir insanlık oyunu olabilir;güvenmem,güvenmeyelim. Ve en önemlisi asla unutmayalım.Üzerinden zaman geçince balık beyinli olup unutup,sonrası için analarımıza, kendimize göz yaşı ortamı ,tecavüz döşeği hazırlamayalım…

Ve tekrar söylüyorum herkes kendi mahallesi ve ilçesinden sorumludur,sonrasında kendi ilinden ve bu şekilde büyür gider ve bütünde kurtuluş olur.Her büyük adim birer küçük adım ile başlar; ülkemiz için yarınlarımız için akılcı,birlik içinde sağduyulu birer fertler olarak…

Ülkemizin kurtuluşu için sorumluluğumuz;ilçemize sahip çıkmak,çıkarlarımıza değil. Bu bizim Atamıza borcumuz…

İnşallah özgür ve akılcı bir ütopya ülkesinde sevgiyle ve sağlıcakla.

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam rehber selçuk izmir
Tema Tasarım | OzTurk