ekip hali selçuk izmir
Ana Sayfa Hüseyin Taşyakan, Manşet Haber, Üst Manşet 5 Nisan 2017

Sırrı’nın Sırrı!

Sırrı’nın Sırrı!

Önceki yazımda da, daha en başta altını çizerek vurgulamıştım. Dünya üzerinde ve tarihte hiç bir örneği olmayıp getirmek istedikleri yönetim şekli için savunabilecekleri hiç bir şey yok.
Hal böyle olunca, önce seçmeni aldatmak ve sonra da ”hayır” diyenleri terör ve teröristlerle yanyanaymiş gibi gösterip, bu yoldan seçmenin milli duygularını kamçılayıp lütfunu kazanmak için her türlü iftira ile çamur çalmayı mübah sayıyorlar.

Oysa gerçekte olanlar belgeleriyle ortada duruyor.

Bunları defalarca hatırlattık…

Oslo’ da, Dolmabahçe’ de yapılan mutabakatları mı istersiniz, Dağdaki eşkiyanın Habur’ da davul zurna ile karşılanmasını mı? Kurulan çadır mahkemeleri ile serbest kalıp, silah ve cephaneleriyle birlikte şehirlere doluşturulan, Mehmetçiğin, polisin ve masum vatandaşlarımızın katillerini mi?

Ya da Fethullah ile beraber organize ettikleri operasyonlar ile, PKK’ yı tanık, TSK’ yı sanık yaptıkları ve Kozmik odalara kadar CIA ajanlarını sokup devletin bütün savunma mekanizmasını yer ile yeksan etmelerini mi?
Bunların hepsini hatırlatmakla beraber, yukarıda da ifade ettiğim gibi zaten belgeleriyle, kayıtlarıyla hepsi ortada duruyor. Ancak, aslında terör ve teröristlerle kimlerin yanyana olduğunu göstermesi açısından bir mahkeme salonunda kullanılmış ifadeleri de buradan okuyucularımızın dikkatine sunmak istedim.

Başlıktaki Sırrı, HDP’ nin Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder. Sırrı’nın akabinde kullandığım ”Sır” ifadesine de çok fazla takılmayın. Zira, 15 yıldır ülkeyi yönetenlere körü körüne inanıp biad edenler dışındaki herkes, aşağıdaki ifadelerin ayan beyan hakikatler olduğunu bilir.
Aşağıda okuyacaklarınız, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında mahkemede ifade veren Önder’e ait olup; ancak, yandaş medya dışındaki haber sitelerinde bulabileceğiniz bir haberdir değerli okuyucular.

” “Sürekli Kandil’e gidiyorduk, hükümetin ricalarını iletiyorduk”, “Kandil’e bombardımanı Sadullah Ergin durdurdu”
Bu ifadeler PKK terör örgütünün siyasi uzantısı HDP’nin Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’e ait.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında mahkemede ifade veren Önder, PKK açılımına ilişkin çarpıcı açıklamalar yaptı.
Terör Örgütü Üyeliği ve Terör Örgütü Propagandası yapmak suçlarından 40 yıl hapis istemiyle yargılanan Önder, PKK açılımı döneminde Ankara-Kandil arasında mekik dokuduklarını söyledi.
Diyarbakır 8’inci Ağır Ceza Mahkemesinde savunma yapan Önder, açılım sürecinde sürekli Kandil’e giderek devletin ricalarını PKK’lı yöneticilere ilettiğini kaydetti.
Kandil’de bulunduğu sırada başından geçen bir olayı paylaşan Önder, AKP hükümetinin bir bakanının PKK’ya yönelik yapılan bir bombardımanı durdurduğunu söyledi.
Dönemin Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in Kandil’e yapılan bombardımanı durdurduğunu belirten Önder, PKK’lı yöneticilerle 180’i aşkın toplantı yaptığını vurguladı.
Sırrı Süreyya Önder, PKK açılımının en önemli meyvesinin Dolmabahçe Mutabakatı olduğunu akyardı, “Bu devletin bakanıyla aynı koltuk hizasında oturdum” dedi.
Sırrı Süreyya Önder ayrıca, yine açılım sürecinde dönemin İçişleri Bakanı Efkan Ala ile görüşerek Diyarbakır’da bir Kalekol inşaatını durdurduklarını söyledi.”
Kaynak: ulusalkanal.com.tr

Yazımın başında da ifade etmiştim değerli okuyucular, biz bunları defalarca yazdık ve hatırlattık. Bir kere de o dönemde AKP hükümeti ile işbirliği içinde olanlardan birinin ifadeleriyle öğrenmiş oldunuz.
Şimdi herkes elini vicdanına koyup düşünsün, kim miş terör örgütleriyle yanyana ve işbirliği içinde olan?…

Ayrıca, yukarıdaki satırların ardından, bir kaç yazım öncesi kullandığım bir ifadeyi özellikle kullanmak istiyorum değerli okuyucular. Öyle ya da böyle bir referanduma gidiyoruz ve bugüne kadar olduğu gibi referandum sonrasında da beraber yaşamaya devam edeceğiz. Bu yüzden karşılıklı olarak kullanacağımız üsluba da aşırı dikkat göstermemiz elzemdir diye düşünüyorum.

Ancak kendi saltanatının devamı için toplumun içine nifak sokmaktan bile geri kalmayanların gazına gelip, ”hayır” oyu kullanacakları (gerçekle asla bağdaşmadığı halde) terör örgütleriyle yan yana olmakla suçlayanlara da sormak istiyorum.
Çözüm süreci ile beraber, ergenekon ve balyoz vs. kumpaslar dönemi itibariyle yaşananlar ortadayken, belki de her gün yüz yüze baktığınız insanlara çamur atmaya utanmıyor musunuz?

Değerli yazar arkadaşım Zahide UÇAR’ın sözüyle bitireyim.

”Utanmıyorsunuz, Çünkü utanmayı Şemdin Sakık gizli tanık yapıldığı gün kaybettiniz.”

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

İlginizi çekebilir

Pamucak onlara emanet

Pamucak onlara emanet

reklam rehber selçuk izmir
Tema Tasarım | OzTurk