ekip hali selçuk izmir
Ana Sayfa Gülçin Sağlam 17 Temmuz 2015

Sevginin Davası

Sevginin Davası

Gülçin-Sağlam1Hollanda yargısı Hollanda’nın 2020 yılı için belirlediği sera gazı azaltım hedeflerinin yetersiz olduğuna ve yükseltilmesi gerektiğine hükmetti.

Hollandalı çevre örgütü Urgenda öncülüğündeki 886 Hollanda vatandaşı ülke yönetimlerinin iklim değişikliği riskini bilmesine rağmen, gerekli adımları atmakta ihmalkar davranmak ile suçlayarak 2012 yılında Hollanda hükümetine karşı dava açmıştı.

Urgenda Hollanda’nın sera gazı salımlarını 2020 yılında 1990 seviyesinin yüzde 14 ila 17 altına indirme hedefini yeterli olmadığını ve en azından yüzde 25 olması gerektiğini savunuyordu.

Lahey Bölge Mahkemesi tarafından görülen dava dün sonuçlanırken, mahkeme heyeti kararın gerekçesinde iklim değişikliği riskinin mevcut ve gelecek nesillerdeki Hollandalılar için çok büyük ve somut bir risk olduğunu, Hollanda devletinin de bu duruma uygun olarak mevcuttan çok daha yüksek bir katkı sunması gerektiğini belirtti.

Gerekçede Hollanda devletinin küresel iklim sorununun çözümünün yalnızca Hollanda’ya bağlı olmadığı savının arkasına da sığınamayacağını ve gelişmiş bir ülke olarak bu soruna en üst düzeyde katkı sunması ve liderlik etmesi gerektiği, insan hakları hukuku ve çevre hukukunun da bu durumu karşılıklı olarak desteklediği ifadeleri yer aldı.

Mahkeme Hollanda hükümetinin Urgenda’ya mahkeme masrafı olan 13,521.82 Avro’yu faizleri ile beraber ödemesi gerektiğine de karar verdi.

Kaynak: yeşilekonomi.com ,gaiadergi.com

Bu haberi ilk okuduğumda ; “özgür yargı” lazım diye düşündüm. Ancak gerçekçi bir bakış açısı içimden beni dürttü ve dedim ki; iyi de öyle bir noktadayız kı ayaklanan, amaçları uğruna yürüyen, direnen herkese tükaka damgasını vuran halkımız kendini aşmadığı sürece ,yargı özgür olsa ne olacak ki. Vaktinde yargı özgürdü ve biz neler yaptık ?Ve yine ne acıdır ki biz neler ile uğraşırken ve bunun sonucu hangi nokta iken , “inanç” kelimesini bizden çok daha once özümsemiş halkların savaşına bakmak lazım. İnanç kelimesinin tam anlamıyla karşılığını ,bizi getireceği noktayı ve inançlı bir insanın nasıl bir yolda yürüyeceğini bizim çok acil öğrenmemiz lazım. Aksi durumda zaten geç kaldığımız değer yargılarımızın yoluna tereyağı sürmüş oluruz.

Belçika’da yeni kurulan Klimaatzaak, aynı şekilde dava açmak için hazırlanıyormuş ancak biz inançlı bir ülkeyiz. Bu tür işler ile hükümet ilgilenir ve bizi ilgilendirmez ve haklarımız yoktur. Bizim haklarımız etrafımızdaki insanların bizim bencil dünyamıza tecavüz etmesi ile başlar.

Doğanın yok oluşunun, ve bizim bu konuda iyileştirmek adına çaba harcamayarak ,yok oluşu için ne kadar büyük çaba harcadığımızın farkında olalım. Etrafımızdaki hayvanlar için bir kap su,aç bir kedi köpek için fırından alınacak bir sımit bile bize zor gelirken ,konu haberdeki noktalara nasıl geleceğiz bilmiyorum. Ancak tek bildiğim , kendimiz ve çıkarlarımız son konusu olduğunda vicdanımızı arkamıza atıp, kendimizi onceliğe alma huyumuzu bırakmadığımız sürece; halkımız ve inanç kelimesi iki ayrı kutuptur benım için.

Uyanalım artık ,sıyrılalım üzerimizdeki kirli topraktan ve bizden öteyi görelim…..

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

İlginizi çekebilir

Amaç Mutasyona Uğramamak

Amaç Mutasyona Uğramamak

reklam rehber selçuk izmir
Tema Tasarım | OzTurk