ekip hali selçuk izmir
Ana Sayfa Hüseyin Taşyakan, Üst Manşet 29 Nisan 2016

Selçuk Belediye Başkanı Sayın Zeynel Bakıcı’ya Açık Mektup

huseyin-tasyakan185Sayın Başkan, seçildiğiniz günden bu yana yaşadıklarınıza ve maruz kaldığınız (özellikle kendi parti kanadınızdan gelen) acımasızlık ölçüsünde olduğunu düşündüğüm eleştiri ve tavırlara şahit olup, sokaktaki bazı vatandaşlarımız arasında da şahsınız hakkında konuşulurken, yine özellikle kendi partililerinizce Şamar oğlanına döndürüldüğünüze dair benzetmeler duymak, bu yazının çıkış noktası olmuştur.

Bu yazıyı okuyanların, içinde bulunduğunuz şartları daha iyi anlayabilmesi için en baştan almamız gerektiğini düşünüyorum. Kaybetmiş olduğunuz ilk seçimdeki adaylığınız da size bir internet haber sitesi üzerinden seslenerek , Selçuk halkının nezdinde karakter ve kişiliğinizle saygın bir yerinizin olduğunu, ancak aday gösterildiğiniz siyasi oluşumun Cumhuriyete ve kurucularına karşı nefret ve intikam hisleri besleyip, rejimi yıkmak arzusunda olmalarından ötürü asla tercih edilmeyeceğinizi ifade etmiştim. Öyleydi, çünkü kendisi gibi düşünmeyen, kendisine biat etmeyen herkesi yeri geldiğinde terörist, vandal yakıştırmalarıyla açık açık düşman ilan etmekle kalmayıp kendi yandaş ve taraftarına hedef gösteren bir siyasi kimliğin liderliğindeki partinin adayı olmuştunuz. Bu siyaset anlayışı, sizin insanları ötekileştirmekten uzak, hangi düşünceden olursa olsun herkese eşit mesafede durmayı ilke edinmiş karakter yapınızla ilgisiz bir siyaset anlayışıydı. Dolayısıyla adayı olduğunuz AKP zihniyetiyle sizin ortak paydada buluşmanızın imkansızlığını anlamak için müneccim olmaya da gerek yoktu.

Nihayet, (önceki Belediye Başkanının despot tavırları sonucu halkın bıkkınlık duyması üzerine) ikinci kez aday olduğunuz seçimleri sadece 13 oyla kazanıp Başkanlık makamına oturabildiniz. İşte o saatten sonra adım kadar eminim ki; yaşadıklarınız, tanık olduklarınızla yukarıda bahsettiğim gibi partiniz ile sizin aranızdaki uçurumların farkına siz de vardınız.

“Ben demiştim” ifadesini kullanmaktan pekte haz duyan biri değilim ancak, seçildiğinizin akabinde bir çok sohbet ortamında “Zeynel Bakıcı’yı şimdi zor günler bekliyor, zira öncelikle partisiyle çok defa fikir ayrılığına düşecek ve her şeyden önemlisi gerçekleştirmek istediği projeler için Ankara’ dan (Genel Merkezden) beklediği iktidar desteğini göremeyecek” demiştim. Bunu da anlamak için yine müneccim olmak gereği yoktu zira, AKP genel merkezi Selçuk seçimlerini hangi şartlar altında ve özellikle sizin isminizle kazandıklarını, bundan sonraki bir seçimde asla böyle bir şansları olmayacağını bildiklerinden ve yine yukarıda bahsettiğim gibi, kendilerinden olmayanlara karşı husumet besledikleri politikalarından ötürü böyle bir desteğin gelmesi söz konusu olamazdı. Yine adım kadar eminim ki; seçim bildirgenizde hayata geçirmeyi planladığınız büyük projeleriniz için, Genel Merkezinizden kuru sözlerin ötesinde beklediğiniz bir desteği almadınız ve alamayacaksınız.

İşte tam da bu noktada bu yazının amacına gelmek istiyorum Sayın Bakıcı. Yazımın girişinde de bahsettiğim gibi seçildiğiniz günden bu yana yaşadıklarınız ortada. Yapılan bazı eleştirilerde haklılık payı da olabileceği muhakkaktır ancak, (hangi makam yada konumda olursa olsun) kendi siyasi parti mensuplarınız tarafından sırf insanları ötekileştirmediğiniz, onların her söylemine biat etmediğiniz için 2 yıldır sokaktaki vatandaşın diline dolanacak kadar ağır eleştiri, tenkit ve suçlamalara maruz kaldığınız, ilçe gündemini takip eden herkesin bilgisi dahilindedir. Kendi partinizin tabanında aleyhinize kamuoyu oluşturmak için, (yine kendi partiniz içerisinden birilerinin marifetiyle olduğunu düşündüğüm) görevlendirilmiş bir gazete(!) tarafından hakarete varacak derecede saldırı altında olduğunuz da, Selçuk’ ta okuma yazması olan herkesçe malumdur. İktidar olması münasebetiyle adaylığınız konusunda tercih ettiğiniz AKP cenahı tarafından o kadar yoğun bir saldırıya maruz kalmışsınız ki; Belediyeniz kadrosunda çalışmakta olan bir şahıs dahi sosyal paylaşım sayfasından sizi eleştirmenin ötesinde meydan okumak küstahlığına kadar cesaret edebilmiştir.

Sayın Belediye Başkanı, yukarıda da bahsettiğim gibi partiniz ile aranızdaki uçurumların gerçekliği ortadadır. Son günlerde yaşananlar dahi partinizle sizin fikir ve davranış biçimi bakımından asla aynı kulvarda buluşamıyacağınızın en açık göstergesidir.

Mesela sizin kimseyi ötekileştirmeyen, her fikir ve düşünceyi kucaklayan kişiliğiniz paralelinde hareket edilseydi burada asla bir ARENA programı için salon krizi yaşanmayacaktı. Ancak yukarıdan, kindar nesil yetiştirmek arzusunda olanların bulunduğu çok yukarıdan aldığınız baskılar sonucu kendi iradeniz dışına çıkmak zorunda kaldınız. Yine sizin medeni ve çağdaşlığına tüm samimiyetimle inandığım, fikirleriniz doğrultusunda hareket etme özgürlüğüne sahip olabilseydiniz, Leylek Festivali diye bir garabetimiz olmaz, o etkinlikleri adıyla sanıyla 23 Nisan Çocuk Şenlikleri olarak tertipleyebilirdiniz, ancak burada da milli bayramlarımızı yok etme çabasında olanların icad ettiği kutlu doğum haftası etkinliği ile 23 Nisan egemenlik ve çocuk bayramı etkinliği arasında sıkışıp kalmanızdan ötürü, ne İsa’ya ne Musa’ ya yaranamadığınız bir garabete tanık olduk.

İSTİFA EDİN SAYIN BAŞKAN!

Sayın Belediye Başkanı, sonuç olarak kanımca tam bir yol ayrımında olduğunuzu düşünüyorum. Ya başından beri partinizin her kademesinden aldığınız, eleştiri adı altında yapılan suçlamalara, sözlü yazılı saldırılara maruz kalarak içinde bulunduğunuz bu zilleti yaşamaya devam edeceksiniz; ya da partinizden istifa edip, kalan 3 yılınızda kendi iradeniz ve fikirlerinizle , AKP’nin o meşhur biat kültüründen bağımsız, başınız dik yürüyeceksiniz.

Emin olun ki, sokakta Selçuk halkının ciddi bir bölümü bunu konuşup, üstelik beklenti içine girmiş durumdadır.

Ama iktidar, ama yatırımlar vesaire falan mı diyorsunuz?

Bu noktada da size hayal kurmaktan vazgeçmenizi öneriyorum. Zira iktidar partisi sizin adınızla hasbel kader kazandığı ve ilk seçimde açık ara kaybedeceği Selçuk için parmağını bile oynatmayacak, dolayısıyla kaz gelmeyecek yere tavuğun tüyünü dahi vermeyecektir…

Ve şimdiden anladığım kadarıyla Sayın Bakıcı, bu saatten sonra yeni dönem için Belediye Başkanlığına aday olmayı dahi düşünmediğinize göre, kalan 3 yılınızı AKP despotizminin altında eğilip bükülerek geçirmenize de değmez diye düşünüyorum.

Özetle;

Hemen şimdi, derhal AKP’ den istifa ederek kurtulun sırtınızdaki kamburdan…

Yorumlar (8 Yorum)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam rehber selçuk izmir
Tema Tasarım | OzTurk