ekip hali selçuk izmir
Ana Sayfa Hüseyin Taşyakan, Manşet Yan, Üst Manşet 14 Ağustos 2016

Şarlatan

Şarlatan

huseyintasyakanPensilvanya’ da CIA’ in kontrolünde yaşamını idame ettirip, Türkiye üzerinde oynanacak tüm oyunlar için kendisinden beklenen hizmeti sonuna kadar ve kusursuzca yerine getiren Fe tipi örgüt liderini hedef alan yukarıdaki ifadeyi kullanan bukez ben değilim değerli okuyucular.
İfadeyi geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklama sırasında kullanan, bizatihi Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ dır ki bu ifadenin içerisine neyi veya neleri sığdırıyorsa hepsine sonuna kadar katılıyor ve altına imzamı da atıyorum.
Ancak konunun trajedik yanı; çok daha öncesini saymazsak, bizim (biz dediklerim: Ulusal basında Emin ÇÖLAŞAN ve Sabahattin ÖNKİBAR yerel basında ise bilebildiğim kadarıyla ben) yaklaşık 8-10 yıl öncesinden bu yana uyarı mahiyetinde yazıp söylediklerimizin kaile alınmayıp; Cumhurbaşkanlığı düzeyindeki bir makamın ancak bir 15 Temmuz kalkışmasından sonra hakikatleri görmüş olabilmesidir.
Açık söylemem gerekirse bugün Cumhurbaşkanlığı makamında oturan kişinin, bizim yıllar öncesi kullandığımız ifadeyi kullanır duruma gelmesi de az mutluluk değildir. Çok zeki (!) olduklarını iddia ederken defalarca aldatılanların devlet yönettiği bir coğrafyada, kendilerinden 8-10 yıl önce bugünleri görebilmek az bişey değil tabiki.
O günlerde yazdıklarımıza kör, söylediklerimize sağır olanların da bu gün nasıl bir vicdan hali içerisinde olduğunu merak etmiyor da değilim tabi. Hele ki Fe tipi örgüt ve AKP hükümetlerinin politikalarını yerden yere vurduğumuz da bizi iftira atmakla suçlayan, kendi beynini (varlığından şüphe etsem de) kullanma yeteneği olmayıp, çobanının dürtüsüyle hareket edebilen koyun sürüsü gibi , liderleri ne söylerse o na inanıp biad edenler içinse ayrı bir merak içerisindeyim. Bu zevat o günlerde yazdıklarımdan ötürü en saldırgan halleriyle, internette buldukları yazılarımın altına yaptıkları yorumlarda hakaret ve küfürde tavan yaptıkları gibi, bir kaçı ise (beni tahrik etmek için olsa gerek) ‘’Bir gün sen de bize katılacaksın, yanımıza geleceksin’’ gibi ifadeler kullanılıyordu. Bu gün itibariyle şimdi ben onlara buradan sormak istiyorum; Ben dün neredeysem orada duruyorum, siz neredesiniz eyy gafiller?
14 yıldır çobanınız kavalı nereden üflediyse, o yana koşup toplandınız ki; seneler içerisinde defalarca değişen zıt söylemlere uyum sağlayıp, kıvırmakta memleketin en usta rakkaselerini aratmadınız. Düne kadar Fe tipi örgütün kumpaslarında madur olanları, ‘’Mustafa Kemal’in askerleriyiz’’ diye bağıranları, biad ettiklerinizin gazına gelip terörist ilan ediyordunuz; bugün utanmasanız aynı sloganla siz dolaşacaksınız.

Başa dönecek olursak, Cumhurbaşkanı’ nın malum şahıs için kullandığı ‘’şarlatan’’ ifadesine ayn-ı ile vaki katılıyorum ancak, o ifadenin kapsadığı kişi sayısının bu ülkede oldukça fazla olduğunun da inancındayım…

SİZİN İMAMLAR ÇIKSIN, BİZİM İMAMLAR GİRSİN!

15 Temmuz darbe girişiminin ardından Fe tipi örgütle ilgili olarak durumun ne kadar ciddi olduğunu henüz anlayan hükümet, özellikle kanun hükmünde kararnameler ile Fethullahçı kadroları devlet kurumlarından kazıyıp silmenin peşine düştü. bu mücadelede kendilerini destekliyor olmakla beraber, ciddi yanlışlar içinde olup sapla samanı karıştırdıklarını da aklı selim olan herkes gibi gözlemliyoruz. Öncelikle, Fe tipinin kalkışması sonrasında askeri okulların kapatılması büyük bir yanlıştır ki; burada sopayı tutan elle beraber sopanın da cezalandırılması gibi abesle iştigal bir durum söz konusu olduğu gibi TSK için onulmaz yaralara sebep olacağı da muhakkaktır. Bunun yanında yanlışların en büyüğüyse TSK’ nın İmam Hatiplere açılmasıdır değerli okuyucular. Bu ülkede İmam Hatip denildiğinde, uzak yakın geçmişten de tanık olduğumuz üzere Siyasal İslamcıların arka bahçesi manası çıkar ki; AKP cenahı da bunların en başında gelen siyasal bir oluşumlardan biridir. Buradan yola çıkarsak eğer, bugün Fe tipi örgütün ayıklanmaya çalışıldığı TSK’ da başka cemaat ve tarikatların yuvalanıp besleneceği gerçeği de kaçınılmaz olacaktır. Kısacası TSK’ yı İmam Hatiplere açmak başlıkta da ifade ettiğim gibi ‘’ Sizin imamlar çıksın, bizim imamlar girsin’’ söyleminden başka bir şey olmamakla beraber, çok değil; bundan 8-10 yıl sonra ikinci bir 15 Temmuz vakası yaşamayacağımızı kimse garanti edemez.

İSTEDİKLERİ PAŞALAR BUNLARMIŞ!
Hatırlayacaksınız, Fe tipi örgütün kurguları ve AKP hükümetinin yardımıyla açılıp vatansever komutanların zindanlara atılarak hayatlarının karartıldığı kumpas davaları sürecinde dönemin Başbakan yardımcısı Bülent ARINÇ ‘’İyi ki bu paşalarla savaş girmemişiz, yoksa perişan olurduk’’ demişti. O kumpas sürecinde bilerek ve istyerek hayatlarını kararttıkları paşaların yerine yerleştirdikleri paşaların kimler olduğunu ve bu kafaların nasıl bir Türkiye istediklerini, 15 Temmuz akşamı kendi halkının üzerine TBMM’ ne kurşun ve bomba yağdıracak kadar gözü dönmüşlere tanık olan Türk halkı anlamıştır sanırım. Birkaç gün öncesi itibariyle Arınç ile beraber aynı dönemde Bakanlar kurulunda yer alıp ‘’TSK içindeki kazuratları temizliyor’’ diyebilecek kadar küstahlaşabilen Hüseyin Çelik ile Sadullah Ergin ve Suat Kılıç hakkında FETÖ yöneticiliği iddiasıyla soruşturma açıldığını biliyoruz,ama suçluların bunlarla sınırlı olmadığını da biliyoruz .
Allah’ ın işine karışmak haddimize değil, affeder mi affetmez mi bilemeyiz ancak günü geldiğinde, Türkiye’ yi bugünlere sürükleyen kim varsa eğer; bağımsız Türk yargısı önünde hesap vereceği de muhakkaktır.

Etiketler:

Yorumlar (1 Yorum)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam rehber selçuk izmir
Tema Tasarım | OzTurk