ekip hali selçuk izmir
Ana Sayfa Hüseyin Taşyakan, Manşet Yan, Üst Manşet 15 Haziran 2016

Kuldan Utanmaz, Allah’tan Korkmaz!

huseyintasyakan857İçinde bulunduğumuz günler itibariyle yüzsüzlüğün, pişkinliğin tavan yapmış haline tanık oluyoruz değerli okuyucular. Bu ülkede yakın geçmişte neler olduğunu, olanları ifa edenlerin kimler olduğunu, 2 ile 2 nin 4 ettiğini bildikleri kadar biliyor oldukları halde, unutmuş ya da sanki hiç olmamış gibi davranan bir kesim var ki; başlıktaki ifade bile onların bu utanıp arlanmaktan nasibini almamış hallerini tarife yetmez diye düşünüyorum.

Ana muhalefet partisi liderinin bir televizyon kanalında katıldığı programda (yersiz ve zamansız hatta gereksiz olduğunu düşündüğüm) kullandığı ifadelerden yola çıkarak, sanki ülkemizin içinde bulunduğu durumdan, dolayısıyla her gün tabutlar içinde gelen şehitlerimizden o sorumluymuş gibi, özellikle görevlendirilmiş yandaş provakatörlerin kışkırtmasıyla ve şuursuzca saldırıya geçen bu güruhtaki insanların, kendi şahsımda ne ahlak sahibi olduklarına, ne özellikle de bu mübarek günlerde iddia ettikleri gibi Allah’ a olan inançlarına, dolayısıyla ne de ifa ettikleri ibadetlerine dünyayı şahit gösterseler inanacak değilim. Kısadan ve tek bir cümle ile anlatmam gerekirse eğer, bunların “Allah bir” dediğine bile inanmam.

Yine de bir an için bunların geçmişte olanları unuttuğunu (!) düşünüp, bugünlere nereden geldiğimizi tek tek hatırlatmak isterim.

En başta, rejimi koruyup kollamanın yegane garantisi olduğunu bildikleri TSK yı, cemaatle birlikte kurdukları kumpas yoluyla ve PKK ile mücadele eden askeri sanık, örgütün en üst düzeydeki üyelerini tanık yaparak itibarsızlaştırırken; onurlu, Atatürk ilkelerine bağlı asker ve komutanları zindanlara kapatarak , etkisiz hale getirdikleri ordunun başına komutan diye kendilerine biad etmekten başka hiçbir meziyeti olmayanların getirilmesini bir kenara koyalım.

Takvimler 8 Mart 2009’ u gösterdiği gün ilk olarak dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül İran’ a gittiği sıra uçakta yaptığı açıklamada “Kürt sorunu konusunda güzel şeyler olacak” diyerek açılımın fişeğini ateşliyordu.

19 Ekim 2009’ da ise Abdullah Öcalan’ ın çağrısı üzerine Kandil ve Mahmur kampından gelen 34 terörist, Habur sınır kapısından davullu zurnalı karşılama merasimi ve gövde gösterisi yaparak ülkemize giriş yaptı. Sınır girişine mahkeme kurulup hakim ve savcıların, ayağına kadar götürüldüğü hainler burada serbest bırakıldı.

23 Ağustos 2012 de dönemin Başbakanı Erdoğan, ‘’Bizim dört kez bunlarla (PKK) bir arada oturduğumuzu söyleme şerefsizliğini yapanlar, bu alçakça iftirada bulunanlar hesabını verecektir’’ dedikten sonra 29 Aralık 2012 tarihinde katıldığı TRT canlı yayınında Öcalan ile görüştüklerini açıklayıp İmralı ile görüşmeye devam edeceklerini söyledi.

Ayla Akat, Altan Tan ve Ahmet Türk’ ten oluşan ilk BDP heyeti 3 Ocak 2013 tarihinde AKP iktidarının katkısıyla İmralı’ ya gitti ve Öcalan burada MİT mensuplarıyla yürütülen görüşmeye ilişkin bilgiyi bu heyetle paylaştı.

24 Şubat 2013 tarihinde PKK’ nın sözde asayiş timleri YDG-H kuruluşunu ilan etti. Ellerinde silahlarla sözde diploma töreni yaparlarken, güvenlik güçleri aldıkları emire uygun olarak müdahalede bulunmadı.

21 Mart 2013’ te Öcalan’ın mektubu Diyarbakır’ da nevruz töreninde okunup, bunu yandaş kanalların tamamı canlı olarak yayınladı.

18 Nisan 2013 itibariyle İçişleri Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı arasında imzalanan protokol ve İl İdaresi Kanunu’nda düzenleme çerçevesinde askerlerin operasyonu Valilik emrine bağlandı. Bu noktadan sonra Devletin Valisi gibi değil de, AKP nin emir eri gibi davranan Valiler askere operasyon izni vermeyip; PKK’ nın bölgede rahatlıkla at koşturabilmesinin yolunu açtı.

İktidar tarafından olağanüstü şekilde şımartılan Öcalan’ ın talebiyle 8 Mayıs 2013 tarihinde TBMM’ de çözüm sürecinin değerlendirilmesi için Meclis Araştırma komisyonu kuruldu. (CHP ile MHP bu komisyona üye vermedi) 16 Kasım 2013’ te dönemin Başbakan’ı Erdoğan, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi lideri Mesud Barzani ve Şivan Perwer’ le Diyarbakır’ da miting yapıp “Megri megri” türküsünü birlikte söylediler. Erdoğan burada, 75 milyonun birliğinden bahisle yaptığı konuşmada dağdakilerin indiğini, ceza evlerinin boşaldığını (PKK militanlarını kastederek) ‘’endişeniz olmasın’’ vurgusuyla duyuruyordu.

19 Ağustos 2014’ te Lice’ ye PKK’ lı Mahsun Korkmaz’ın heykeli dikilirken, iktidar bunu ‘’Fiberglastan basit bir heykel’’ vurdumduymazlığıyla geçiştirdi.

Yukarıdaki kronolojik ihanet odaklı eylemler buraya sığamayacak kadar çok değerli okuyucular. Bunlara, PKK elebaşları ile Devletin Oslo’ da pazarlık masasında buluşturulmasını, HDP Milletvekillerinin İmralı’ dan Kandil’ e mesaj taşımalarına izin verilişini, bölücübaşının istek ve arzusu üzerine andımızın yasaklanıp, Devlet Dairelerindeki T.C ibaresinin kaldırılışını, Güney Doğu’ da örgüt tarafından sözde şehitlikler kurulup, sözde asayiş birlikleri ve mahkemeler kurulup yollar kesilerek kimlik kontrolü yapılıyorken , Valilerin emriyle müdahale edilmeyişini vs. ekleyebilirsiniz.

İşte bütün bunlar olurken bu ülkede ses çıkarmayanlar, özellikle 7 Haziran seçim sonuçları itibariyle Başkanlık hayalleri suya düşenlerin izlediği politikalarıyla ülkenin kan gölüne döndüğünü görüp; ihanet sürecinin asıl sahiplerine zerre kadar tepki vermeyenlerin, şimdi hiç sıkılmadan Ana Muhalefet liderini sorumlu tutmaya çalışması için fazla söze gerek yok değerli okuyucular.

14 yıldır derin bir uykuda. Büyük bir aymazlıkla gaflet halinde yaşayan bu kesim için, üstüne basa basa söylüyorum.

Bakmayın öyle Müslümanlık ayağına yattıklarına, bunların kuldan utanması da yok, Allah’ tan korkusu da…

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam rehber selçuk izmir
Tema Tasarım | OzTurk