TURİZM NEREYE GİDİYOR?



Avrupanın  gelişmiş  ülke  yurttaşları  kendi  ülkelerini  karış  karış  gezdikten  sonra  ilgi  alanlarına  göre  yavaş  yavaş  komşu  ülkelere  yönelmişlerdir.

Sürekli  bir  işi  olan  dar  gelirli  olsun  bol  gelirli, bireyler  veya  aileler  senede  hiç  olmazsa  bir  kere  önceden  planladıkları  tatil  seyahatlerine  çıkarlar.Bazen  eş  dost  tavsiyesiyle  son  dakikada  da  karar  verildiği  olur.Tatilden  dönüldüğünde  tanıdıklara  anlatılacak  güzel  anı  ve  izlenimlerin  kalması   tatilci  için  bir  gurur  ve  özgüven  kaynağı  olur.Turizmin  özeti  gezip  görme,  dinlenme  eğlenme, hem  ziyaret  hem  ticaret  olarak  ifade  edilirse, doğal  güzelliklerinin  ve  tarihi  eserlerinin  zenginliğiyle  birlikte  siyasi  istikrara  sahip ülkeler  kuşkusuz  cazibe  merkezi  olmuşlardır.Bu  durumu  geçtiğimiz  yirmi  yılda  İspanya, İtalya  ve  Fransa  fazlasıyla  yaşamıştır.Yeri  gelmiş  turizm  gelirleri  bir  ülkeye  sanayi  ve  tarım  ihracat  gelirlerine  yakın  iktisadi  katkılar  sağlamıştır.Dünya  nüfusu  arttıkça, ulaşım  araçları  geliştikçe  bir  de  insanların  refah  düzeyleri  yükseldikçe  turizm  bölgesel  bir  hareket  olmaktan  çıkıp  kıtalar arası  kitlesel  bir  yer  değiştirme  sürecine  dönüşmüştür.

Turizm aslında sıcak para getiren kolay ve hızlı bir ihracat  biçimidir. Bu  ihracatta uzun  işlemlerle  tırlar  veya  gemiler  dolusu  malı  dışarıya  göndererek  gelir  elde  etmeye çabalamak  söz  konusu  değildir. Yabancı  ülkelerden  ayağımıza  gelen  ürkek  insanlara  bir  takım  hizmet  ve  ürünleri  satmaktır  turizm. Bu  alış verişteki  en  sağlam  dayanak  güven  verme  ve  dürüstlük  ilkesidir.Tatmin  edici  hizmet ve kaliteli  ürünler sunarak , güler yüzlü  nitelikli  ve  deneyimli  elemanlarla  turistin güven  duygusu kazanılabilir.Aldatılmadan, kandırılmadan, amiyane tabirle “kazıklanmadan”  ülkemizden  ayrılan  her  turist  Türkiye  dostu  ve  fahri  elçimiz  olma  adayıdır.

Son birkaç aydan  beri Kuzey  Afrika  ülkelerindeki  ve  Ortadoğu da ki  siyasi  ve  ekonomik  çalkantılar  sebebiyle  ülkemiz  turizm  alanında  büyük  bir  avantaj  yakalamıştır.2011  mart  ve  nisan  aylarında  giderek  artan    turist  sayısı  bu  altın  fırsatın  en  somut  göstergesidir. Ülkemizin  en  büyük  avantajı  üç  kıta  ortasındaki  konumu  ve  ulaşım  kolaylığıdır.Ülkemiz  uzun  yıllardan  beri  turizm  hedeflerini  ağırlıkla  Avrupalıları  çekebilmek  için  belirlemiştir.Doğudan  ülkemize  gelen  Japon  ve  Koreli  turistler  derin  tarihi  münasebetler  ve  doğu  kültürüne  dahil  olmamız  gerçeği  sayesinde  konuklarımız  olmuşlardır.Bundan  sonra  artık  her  dil  ve  her  dinden  gezgini  ülkemize  çekebilmek  için  zihniyet  değiştirmek  gerekmektedir.Artan  İranlı  ve  Arap  ülkelerinden  gelen   turistler  olumlu  bir  gelişmedir.Avrupalı  bizi  yeterince  tanıyor.Şimdi  biraz da  turizm  tanıtımımızı  Çin’e, Hindistan’a, Malezya  ve  Endonezya’ya  bir  de  Güney  Amerika  ülkelerine  kaydırmakta  fayda  var.

Turizmle gelen bölgesel  refah  ve  zenginlik  bir  taraftan  toplumsal  yozlaşmaya  da  yol açmaktadır. Oteller, lokantalar, hediyelik  eşya  mağazaları, taşımacılık  şirketleri  ve  bu  sektörün  temel  taşları  olan  seyahat  acenteleri  arasındaki  kıyasıya  rekabet  bir  yandan  hizmet  ve  ürün  kalitesini  düşürürken  öte  yandan  da  bazı  işletmelerin  iflasına  yol  açmaktadır. Haksız  ve  yersiz  rekabetin  sermayesi  bir  dizi  yalan  ve  karşılıksız  vaatler  olmaktadır. Alınterinin  karşılığı  olan  ücretini  alamayan  emekçi, işyerini  kapatan  esnaf, yılların  birikimi  olan  mülklünü  kaybeden  işveren  turizm  sektörünün  kurbanlarıdır. Bu  yozlaşma  bazen  tarihi  ve  kültürel  doku  bozulması  olarak  da  tezahür  etmektedir. Buyrun  burnumuzun  dibindeki  Şirince  köyünü  1990  yılındaki   ve  2010  yılındaki  haliyle  mukayese  edin. Saf  köylülükten, geleneksel  el  sanatlarından  ve  yerel  özgün  mamullerden  kaldı  mı  bir  şey ?

Hiçbir  şey  göründüğü  kadar  kolay  değildir. Lafla  peynir  gemisi  yürümez. Evdeki  hesap  çoğu  zaman  çarşıya  uymaz. İnsanımız  ister  turizm  alanı  olsun  ister  başka  bir  alan, dürüstlük  ilkesinden  ayrılmadan, aza  kanaat  ederek  aç  gözlülüğe  meyletmeden, komşusunu kıskanmadan  sağlam  ve  emin  adımlarla  rızık  gemisini  yüzdürmelidir. Para  hırsı  deniz  suyu  içmek  gibidir.Tuzlu  suyu  içtikçe  hararetiniz  artar.Bu  hararet  yani  hırs  yani  tamah  insani  vasıflarınızı, merhamet  duygunuzu, yardım  şevkinizi  silip  süpürür.Meslek  ve  işletme  gruplarının  örgütlenmeyişi  yanında  idari  ve  yasal  denetim  eksikliği  bilinen  sorunları  bir  kördüğüm  haline  getirmektedir.

Dünya  genelinde  vize  uygulamasını  kaldıran  ülkeler  turistik  hareketler  bakımından  bir  adım  öndedir. Ancak  ülkemize  giriş  yapan  her  yabancıyı  döviz  kaynağı  olarak  görmek  her  zaman  mümkün  değildir.Değişik  alanlarda  kaçak  olarak  çalışma, naylon  evliliklerle  vatandaşlık  elde  etme  niyeti, uyuşturucu  madde  ve  tarihi  eser  kaçakçılığı , kara  para  kuryeliği  gibi  amaçlarla  ülkemize  giriş  yapan  çok  sayıda  yabancı  vardır.Bazıları  güvenlik  güçleri  tarafından  yakalansa  bile  bir  o  kadarı  da  izlenemeyen  vakalar olarak  gözden  kaçar.Türkiye  her  bakımdan  hızlı  bir  büyüme  süreci  içindedir.Büyüyen  ülkelerde  ise  güvenlik, asayiş, denetim  ve  yönetim  sorunları  artmaktadır.Turizmin  çok  kırılgan  bir  hareket  olduğu  hiçbir  zaman  unutulmamalıdır.Dış turizmin  sekteye  uğraması,  işsizlik  ve  enflasyon  olarak  kendini  hissettirecektir. Bu  gerçek  son  otuz  yılda  birkaç  kez  yaşanmıştır. Bu  olumsuzluğu  bertaraf  etmenin  en  kolay  yolu  iç  turizmi  teşvik  etmektir.Çok basit  bir  örnek  vermek  gerekirse, otellerin  organize  turlarla  gelen  yabancı  turistlere  uyguladığı  konaklama ücretlerini   yerli  turistlere de  uygulaması  halinde  on  iki  ay  boyunca  faaliyette  kalma  ve  kapasite  kullanımı   söz  konusu  olabilecektir.Özetle  iki  yüzü  keskin  bir  kılıca  dönüşebilecek  olan  dış  turizmin  getirileri  ve  götürüleri  hükümetlerce  ve  sektör  çalışanlarınca  hesaplanarak  yeni  tavırlar  ve  tedbirler  alınması  hayati  önem  arzetmektedir.



5 Temmuz 2011 Saat : 11:37
Yorumlar Kapalı

Yorumlara kapalı.

selçuk haber benzer haberşler
Yaz Saati Kış Saati Han...
AT İZİ İT İZİ...
Karanlık Bir Tüneldeyiz...
Okullar Mahzun...
Van İçin Üzgünüz Ama...
İhanet 8 Kollu Ahtapot G...
19 Ekim 2009 Habur, 19 Ek...
33 ŞEHİT… 24 ŞEHİT...
Bu Haberlere Dikkat!...
..
rklm

    Hükümetin Selçuk’a Yatırımlarını Yeterli Buluyor musunuz?

    Loading ... Loading ...

Gazeteler

Online:
42
Bugün:
453
Dün:
1656
Toplam:
183067
Ip:
38.107.179.207
© Copyright - Şubat 2012 Selçuk Tire Torbalı Kuşadası Efes Haberleri Valid CSS!
Yandex.Metrica