OTUZ YILLIK TERÖR



Yine terör, yine can kaybı. Yine dinmeyecek acılar dağıldı yurdun dört bir yanına. Artık sayılara göre tepki verir olduk. Bir gün öncesinde beş şehit verildiğinde bu şiddette toplumsal tepki oluşmadı, oluşamadı. Giderek doz artışına ihtiyaç duyan bağımlı bir bünye gibi oldu koskoca toplum. Artık birer ikişer hatta içer beşer şehit haberleri umursanmaz oldu. Sayılar onlar yirmiler olunca halktan ancak ses çıkıyor. Ne yazık! 24 evlat bir günde değil de yirmi günde tek tek şehit olsa birçoğundan haberimiz.olmayacaktı belki. Gazeteler yine yazacaktı “hainler can aldı” diye, iki satır. Sonra günlük haberlere devam. Ama İzleyenler bilir hani, Nefes filminde diyordu ya “45 saniyeliğine kahraman olursunuz” diye. Dün haberleri izlerken baktım gerçektende öyle şehit başına 45 saniye. Yapılacak hiçbir şey şehit ailelerinin yüreğini soğutamaz ama toplumun şehidini terk etmediğini gösterebiliriz.Bir de olsa yirmide olsa, sivilde olsa asker de olsa, toplumsal tepkimizi aynı şiddette göstermek gerek. Evladını vatana vermiş analar kendini unutulmuş ve yalnız hissetmesin. Bedeninden parçasını vatana vermiş gaziler kendini terkedilmiş hissetmesin.

Şimdi terör nasıl bitirilir, ne yapılması gerekir konusuna hiç girmeyelim ama kısaca şöyle söyleyeyim. Kimse koskoca ordu nasıl üç beş çapulcuyu bulup yok edemiyor. Şöyle operasyon yapacaksın böyle temizleyeceksin diye kendini hırpalamasın Türkiye Cumhuriyeti Devleti Ordusunun bütün kampları yok edecek, kısa sürede silahlı terör gruplarını  kazıyacak gücü ve tecrübesi vardır. Ancak bunu yapmak müttefik sanılan devletler tarafından askeri ve siyasi olarak sabote edilirken pek mümkün olmuyor. Unutulmasın ki pkk sadece, bu ülkeye çullanmış kan emici devletlerin Truva Atıdır. Emin olun sahnenin gerisinde üç beş teröristten fazlası var.

Askerliğini yapanlar bilir. Birliğinize katıldığınızda bir sürü tebliğ imzalarsınız. Form doldurursunuz. Erler tek tek sigortalanır, o yüzden size imzalatılan belgelerden birinde şu şu bölüm vardır. “Ölümüm halinde tahakkuk edecek paranın ….. kişiye  verilmesi”.  Bulunduğum birlikte yazı işlerine yardım ederken yeni gelen askerleri tek tek çağırır, formlarını doldurur, evraklarını imzalatır en son bunu sorardık. “Ölümün halinde tahakkuk edecek paranın kime verilmesini istersin?” Asker birkaç saniye düşünür sonra cevap verir. Kimisi annem, kimisi babam der, kimisinin hem anası hem babası yoktur, öksüz yetimdir. Büyükannesi, büyükbabasını yada varsa kardeşini söyler, sonra kağıdı imzalar. İşte orda içiniz acır. Çünkü bu soru Şırnak gibi bir yerde sadece formaliteden ibaret bir soru değildir. Acı ve kocaman bir gerçektir. İsmi verilen kişiyi hayal edersiniz bu çocuğa bir şey olsa ne yaparlar diye. Sonra kendi ailenizi düşünür daha da üzülürsünüz.

Eski asker gider yenisi gelir bu soru sorulur durur. Kimbilir belki sizin de isminiz bir gün o forma yazdırılacak; evladının, kardeşinin yada akrabasının ölümünden alacaklı olarak. Ama otuz yıl olmuş artık. Bu sorunun sadece formalite de kalmış olması gerekmezmiydi.

Düşman kim olursa olsun. Ne kadar kararlı, organize ve güçlü olursa olsun.Bu vatanın evlatlarının canını aldıkça bu vatandan toprak almanın kolay olacağı sanılmasın. Her şehitle bu vatanın toprağı daha da bütünleşiyor. Her şehitte bu vatan toprağı daha da haram oluyor onlara.

 

 



20 Ekim 2011 Saat : 5:45
Yorumlar Kapalı

Yorumlara kapalı.

selçuk haber benzer haberşler
Şiddetin Gerçek Bedeli...
Şimdi Suriye ya Sonra?...
Telefondan Cebe Giden Yol...
Bilmediğimiz Nükleer Te...
Kurtar Bizi Efes!...
TV ‘nin Yaptıklar...
HASTALIK TACİRLERİ...
Cahil cesareti...
..
rklm

    Hükümetin Selçuk’a Yatırımlarını Yeterli Buluyor musunuz?

    Loading ... Loading ...

Gazeteler

Online:
39
Bugün:
443
Dün:
1656
Toplam:
183057
Ip:
38.107.179.208
© Copyright - Şubat 2012 Selçuk Tire Torbalı Kuşadası Efes Haberleri Valid CSS!
Yandex.Metrica