ekip hali selçuk izmir
Ana Sayfa Asil S. TUNÇER, Manşet Yan, Üst Manşet 23 Haziran 2016

Kaçak Okul Gezileri

asiltuncerBu Sancı Bitmez…

Okul gezilerinde söz sahibi öğretmenler olduğu sürece bu sancı bitmez. Ben 19 yıllık rehberim; okul gezilerinde birkaç istisna dışında öğretmenler bize yardımcı olmaz aksine yük olur. Gezi başlı başına bir kültürdür ve en başta öğretmenin bundan haberi yoktur ama nedense o gezide de öğretmenliğini yapmak ister. Oysa tek yaptığı kendini gezdirmektir. Hocam! Sen okulda, sınıfında öğretmensin. Bak burada Rehber var ve bırak işini yapsın.

Bir tesiste, bir lokantada şoför ve rehberden çok öğretmene ücretsiz yemek-içecek ayarlanır ki sorun çıkmasın. Oysa bir gezide rehber asıl belirleyici ve idarecidir ama maalesef bizim okul gezilerinde rehber gezideki öğretmeni memnun etmekle, onun ihtiyaçlarını karşılamakla mükelleftir. Bu yetmiyormuş gibi bir de onun kaprisini çeker, bir de öğretmenin olumsuz dönüşleri yüzünden acenteden fırça yer.

Acente ise okulun turunu yaparken okula kalacak parayı, bağışı ve öğretmenin masrafını ya cebinden karşılayacaktır ya da tur parasına ilave edecektir. Bu durumda fiyat şişer ve veli de haklı olarak daha ucuza tur arayışına girer. Böylesi bir bakışla ilk sarılacağı servis araçları olur. S plakalı bu araçlar D2 (bu da ayrı bir kangren) yükünden kurtulmuş, daha az maliyetli araçlardır. Okula, öğrenciye ve veliye daha çok yakın olan bu araçlar ve kaptan amcalar, abiler zaten öğrenci-veli ve okul ilişkileri dolayısıyla boş olan hafta sonlarını da değerlendirelim diyerek okulun çevre gezilerini acentesiz ve rehbersiz bir şekilde kabul ederler.

Bu durumda alan memnun, satan da memnundur. Hatta bunlar “ufak çocuk, sığarlar“ diye koltuklar açılır ve iki koltuğa çocuklar üçerli oturtularak tura, daha doğrusu otobüs yolculuğuna çıkarılırlar. Burada birinci suçlu o yolculuğu ayarlayan ve önayak olan öğretmendir. Kim ne derse desin; o geziyi öğretmen ayarlamasa o araca ne öğrenci biner ne de o servis şoförü o geziyi ayarlayabilir. Bundan okul da haberdar olur.

Bunda veliler diğer suçlu grup olup üç kuruş için çocuklarını tehlikeye atar, başındaki öğretmen sanki geziyi, turu organize etmeye, yönetmeye tam teşekkül biriymiş gibi ona inanarak kendi öz evladını uğurlar. Sonra da ölen çocuğunun ardından ağlar, sızlar. Ama ne çare… Burada olan zavallı yavrucuklara olur. Veliler! Çocuklarınızın hayatı parayla ölçülemez. 30 luk araçta 40 çocuğun seyahat etmesine nasıl göz yumarsın. Çocuğunun canı bu kadar ucuz mu?

Şimdi burada acente olsa bu koltuklara fazladan öğrenci oturamazdı. Zaten sigortalı olacaklardı ve bu da koltuk sayısıyla ilişkili olacaktı. Yerine ve programına göre yedek şoför olurdu ki çoğu zaman birbirlerini dinlendirerek ve bazen de müdahale ederek ve çoğu zaman sohbet ederek de kaza riski azalırdı. Öte yandan D2 belgeli araç S plakalı araca göre daha donanımlı olur ve kaptanlar daha uzun yol ve güzergâh bilgisine, tecrübesine sahip olurlar.

Öte yandan rehber bir turda maestro gibidir. Öğrenci, öğretmen ve sürücü personeliyle birlikte tüm turu idare eden, öğretmenin sınıftaki rolünden çok daha başka turu, yolu, güzergâhı, mola yerlerini, mesafeleri, gidilecek yerlerin açılış kapanış saatinden yapıların tarihçesi ve ören-müze kurallarına kadar daha burada sayamayacağım birçok konuya hâkim ve her durumda nasıl davranacağını, sorun olduğunda nasıl çözüme ulaşacağını bilen kişidir. Ayrıca arkasında 24 saat telefonu açık ve her konuda iletişime geçip bilgi aldığı, danıştığı acentesi vardır.

Şayet bu saydıklarım düzeltilmez ve okul turlarına bir sürü öğretmeni yüklerseniz maliyet arttığından turlar yerine servis araçlarıyla yine okul-öğretmen işbirliğinde kaçak geziler yapılmaya devam edilir. Turist dolu koca otobüsü idare eden rehber elbette öğrenciyi de idare eder. Rahat dört ya da beş öğretmenin olduğu bir turun bedelini her hâlükârda ya öğrenci daha doğrusu veli çokça para ödeyerek yasal turla öğrencisini tura yollar ya da daha az ödeyerek masum çocukları kaçak yolla ölüme…

Öğrencileri gezilerde ölmekten kurtarmak istiyorsanız önce okul gezilerindeki ücret ödemeyen öğretmen sayısını minimize edin. İnisiyatifi öğretmen değil, rehbere verin. Okulun acenteden istediği ekstra parayı yok edin. Sonra da acentelerin TÜRSAB ve de Taşıma Şirketlerinin D2 yükünü azaltın. Servis araçlarına düzenleme getirin ki ya hepsi D2 ya da hepsi S olsun. Bu kadar karmaşıklığa da çocuklar kurban gitmesin. Çünkü onlar sadece gezmek, eğlenmek ve arkadaşlarıyla tatil yapmak istiyorlar. Dolayısıyla kaçak okul gezilerinde ölmeyi hak etmiyorlar.
Asil S. TUNÇER
Profesyonel Turist Rehberi

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

İlginizi çekebilir

Fasülye İle Börülce Farkı

Fasülye İle Börülce Farkı

reklam rehber selçuk izmir
Tema Tasarım | OzTurk