ekip hali selçuk izmir
Ana Sayfa Fikri ATILBAZ 28 Temmuz 2015

İyi Hatırla Unutma!

İyi Hatırla Unutma!

Unutmayın. Unuttuysan hatırlayın. Hatırlayınca da aklınızdan hiç çıkarmayın. AKP döneminde çözüm sürecini allandırıp, ballandıran şu bakanlar, mesela Beşir Atalay 40 bin kişinin katili bebek katili için, “Öcalan’ın mesajları bizim de düşüncemiz” demedi mi?

Yalçın Akdoğan, “Öcalan’ın olayları okuma kabiliyeti ve tecrübesi var” diyen bakan değil mi? Muhtar başbakanken “Ne istediler de bu hükümet vermedi” diyerek hem her istediklerinin yerine getirildiğini, hem de bundan sonra her istediklerinin yerine getirileceğini herkese anlatmadı mı? Bülent Arınç, “Dağa çıkışlar daha nitelikli hal aldı” demedi mi? Şimdi de kalkmış Arınç efendi, ‘Bu ülke şspşiklerin ülkesi değil’ diyor. Evet sayın Arınç yukarıdaki ifadelere, yapılan uygulamalara ve bunların sonucunda geldiğimiz noktaya bakılınca, hakikaten bu ülke şapşiklerin ülkesi değil diyoruz.

Hatırlayın, bu ülkede terör, MHP’nin içinde yer aldığı koalisyon döneminde MHP’nin istikrarlı, dik, iradeli duruşu sayesinde sıfırlandı. Mankafalar ister kabul etsin, ister etmesin bebek katili o zaman tir tir titrer, kedinin kuyruğunu apış arasına aldığı gibi sus pus olmuş, korkusundan ‘Ben de Türküm. Türk Devleti için elimden geleni yaparım’ derken, örgüt dağılma aşamasına gelmiş, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesine hayat gelmişti. Ülkeye huzur hakim olmuştu, 1984’ten beri süren terör 2000 yılında sıfırlanmıştı.

XXX

Yapılması gereken terör örgütüne akıtılan paraların sahiplerini, şirketlerini yani teröre mali destek kaynaklarının tamamen bitirilmesi, bölücü terör çetesine sağlanan lojistik destek kesilecekti. Türkiye’nin 16 yılını helak eden PKK terörü son bulacak, Türkiye yepyeni bir sayfa açarak her alanda yepyeni başarılara, güzelliklere imza atacak, başarıya koşacaktı. Terör bitirilince güvenli ortamda huzur yeşerecek, ekonomi tavan yapacaktı.

Bu gerçekler yadsınılmaz, inkar edilemez gerçeklerdir. Bunlar kabul etmeyen, son 13 yıldır türeyen, o yılları unuttum, bilmiyorum diyen, tarafgir, yanlı, yandaş, candaş, yalaka takımıdır.

İşte AKP, böylesi terör çetesinin bitirildiği bir ortamda, örgütün sonlandırılması için gerekli olan hiçbir şeyi yapmadığı gibi, kafasına, çıyan yuvalarına balyozu indireceği yerde, toparlanması için fırsat vermiş, çetenin kan kaybını önlemiş ve terör çetesine serum vermiştir. 8 yıl süren çarpışmalarda terör çetesine yardımcı olan kanunların uygulamaların taçlandırılması ve dış güçlerin projesi olan ‘Çözüm süreci’ni ortaya atarak, yaptıklarını taçlandırmak, ülkenin; hep söyledikleri 36 etnik köken sallamasıyla özerkleşmesini, kantonlara ya da federasyona dönüşerek başkanlık sistemine geçilmesini hayal ettiler durdular.

XXX

Habur’u yaşadığımızda onlar iyi şeyler olacak diye gerçekleri görmemize engel oluyorlardı. Aranan katillerin davul zurnayla karşılanmalarına, kendilerince savaş elbiseleri içinde yurdu gezmelerine izin verildi. Ne çabuk unutuyoruz, Habur’dan girişinin aynısının Avrupa’da bulunan teröristlerin İstanbul’a giriş yapmalarını engelleyen Lider Devlet Bahçeli ve MHP olmuştu.

Bugün tüm uyarılara, ikazlara ve engellemelere rağmen muhtar riyasetindeki Davutoğlu hükümeti, her şeye rağmen ‘çözüm süreci’ demelerine rağmen PKK’yla mücadelede en başa döndü. Sormak hakkımız, neden Türkiye’nin onca yılını heder ettiniz. Ekonomiyi sıfırlayacağınıza terörü sıfırlasaydınız ya!

Teşbihte hata olmazmış şu fıkra ne kadar anlamlı değil mi?

“Geçmiş zamanda ağa marabasıyla birlikte bir köye doğru yola çıkmışlar. Ağa, güneşten korunan şemsiyesiyle birlikte eşeğin üstünde, maraba yanında yol alıyorlar. Hava çok sıcak, güneş yakıyor. Maraba kan ter içinde. Ağanın keyfi yerinde… Nereden aklına estiyse marabasına -Eşeğe binmek, güneşten korunmak ister misin, diye sorar.

Maraba,’Aman ağam’ der. Ağa ‘ciddi söylüyorum’ der. ‘Eğer eşeğin yaptığı şu boku yersen eşeğe binersin’ der. Maraba sıcaktan öldüğü için kabul eder ve boku yer, böylece hak ettiği eşeğin üstüne biner. Ağa aşağı iner. Ağa dönüş yolunda marabasına eşeğin üstüne çıkmak için para teklif eder. Maraba, ‘Olmaz; ancak şu boku yersen olur’ der. Ağa kabul edip boku yer ve yeniden eşeğin üstüne çıkar.

Maraba köye geldiklerinde güler. Ağa, ‘Ne oldu?’ diye sorar. Maraba, ‘Ağam, giderken de sen üstündeydin, dönerken de sen. O zaman biz bu boku neden yedik?” diye cevap verir.

Sağlıcakla kalın!

Fikri Atılbaz

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

İlginizi çekebilir

Neresi Türkiye Partisi?

Neresi Türkiye Partisi?

reklam rehber selçuk izmir
Tema Tasarım | OzTurk