uludag eleman selçuk izmir
Ana Sayfa Hüseyin Taşyakan 27 Mart 2015

Allah’ın sopası yok! – 2

huseyin-tasyakanBu başlığı ikinci defa kullanıyorum değerli okuyucular. İlkini 2013 yılında AKP cenahı ile senelerce ortaklık ettikleri F tipi arasında patlayan kavganın ardından kullanmıştım ki; akabindeki günlerde 17 ile 25 Aralık operasyonları gerçekleşmiş ve AKP iktidarının da dört bakanıyla bulaştığı Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluk bombası patlamıştı. Daha sonra, özellikle RTE’ nın baskıları sonucunda, (AKP grubundaki 48 vicdan sahibi Milletvekiline rağmen) TBMM çatısı altında o dört bakanın nasıl aklandığına da (!) şahit oldunuz.

O günlerde de kendi içlerinde gelişen çatışma sayesinde kirli çamaşırlar ortaya dökülmüştü ve bu gün yine, ”Allah’ ın sopası yok deyiminin” cuk oturduğu bir ortamı yaratan kendi içlerindeki kavga sayesinde karanlık işleri gün yüzüne çıkıyor.

Biz seneler öncesinden bu yana, AKP iktidarında özellikle iki noktaya dikkat çekiyorduk ki; bunların birincisi ilk amaçlarının Cumhuriyet rejimini (kurucu ve savunucularına kin ve nefret besleyerek) değiştirip yerine bir İslam Devleti modeli getirmek olmalarıyken, ikincisi ise tüm iktidar nimetlerini kendileri ile beraber, eş dost çoluk çocuk ve yandaşlarını kalkındırmak için kullanıyor olmalarıydı.

Seneler boyunca yaptığımız bu uyarılar ciddiye alınmadığı gibi, yazıp söylediklerimizin yalan, iftira ve komplo teorisi olduğuna dair suçlandık. Yukarıda da dediğim gibi Allah’ ın sopası yok değerli okuyucular. Bu gün itibariyle iddialarımızın ve yazdıklarımızın doğruluğunu 2013 te olduğu gibi yine kendileri itiraf ediyor.

Her ne kadar gizlenmeye çalışılsa da, RTE ile Bülent ARINÇ arasındaki polemikte, padişaha yaranmak arzusuyla saraydan yana tavır koyarak kraldan da kralcı görünümü çizen Melih GÖKÇEK’ in attığı Tweet ten sonra, hükümet sözcüsü sıfatıyla Bülent ARINÇ’ ın GÖKÇEK için kullandığı ”Ankara’ yı parsel parsel satmıştır” ifadesi, hükümetin koruma ve kollaması altında bir peşkeş politikasının apaçık itirafıdır.

ARINÇ’ ın tek bir iddiasında Ankara’ nın parsel parsel satıldığını ifade etmesinin ardından, seçim sonrasında ise 100 konuda GÖKÇEK ile ilgili açıklamalarda bulunacağını söylemesine de bakarsak değerli okuyucular, olası yolsuzluk ve görevi kötüye kullanmaya yönelik ne kadar yoğun bir suç yumağı ile karşılaşacağımızı tahmin etmek de zor olmasa gerek.

Bu günlerde belki bazı kesimler amiyane tabiriyle ”kim kimi döver !” noktasında yorum ve tartışmalara gömülüyor olabilir. Ancak burada asıl üzerinde durulması gereken hayati konu; 13 yıllık AKP iktidarında gizli kalan, birilerinin menfaatlerine henüz halel gelmediği için itiraf edilmesine de gerek duyulmayan daha ne kadar suistimal, görevi kötüye kullanma ve yolsuzluk emaresi eylem ve icraatlar söz konusu olduğudur.

Ve herşeyden önemlisi, AKP iktidarı boyunca bu ülkede işlenmiş suçların, yapanın yanına kar kalmaması ve dolayısıyla adaletin tecellisi için, illaki suç ortaklarının birbirine düşmesi mi gerekmektedir?

Umuyorum ki 7 Haziran sabahı sandığa gittiğinizde; elinizi de vicdanınıza koyarak, böyle bir durumun herşeyden önce, ahlaki olmadığını bilerek karar verirsiniz…

Yorumlar (1 Yorum)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

İlginizi çekebilir

Kâbustan Beter

Kâbustan Beter

reklam rehber selçuk izmir
Tema Tasarım | OzTurk